14/08/2026
EDİRNE’DEKİ AHMET BARAN YAZGAN OLAYINDA YENİ AYRINTILAR: İFADE TUTANAĞI, VİDEO KAYITLARI VE “YILIN İŞ ADAMI” DETAYI
CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan’ın 13 Ağustos sabaha karşı Edirne’de bir evde darp edilmesiyle başlayan olay, ortaya çıkan ifade tutanağı, sosyal medyada yayılan görüntüler ve başlatılan adli soruşturmalarla artık sıradan bir “darp olayı” olmaktan çok daha farklı ve karmaşık bir hâl aldı.
Baran Yazgan'ın kesin ihraç talebi ile CHP Genel Merkezi tarafından disipline sevkedildiği açıklandı.
Öncelikle şu ayrımı yapmak gerekiyor: Aşağıdaki cinsel taciz ve saldırı iddiaları henüz kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayanmıyor. Tarafların beyanları, görüntüler ve dijital materyaller Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından inceleniyor.
Olayın, Tuğba Aka’nın doğum günü kutlamasının ardından kendi evinde devam eden bir buluşmada meydana geldiği anlaşılıyor. Nuh Deligöz’ün emniyette verdiği ifadeye göre kendisi, Begüm Şeleci ve Tuğba Aka geceyi birlikte geçiriyor; Ahmet Baran Yazgan ise daha sonra doğum gününü kutlamak amacıyla eve geliyor. Yaklaşık iki saat sohbet edildiği, yemek yenildiği ve alkol alındığı belirtiliyor.
Saat 03.00 sıralarında gecenin seyri değişiyor.
Nuh Deligöz’ün ifade tutanağında yer alan iddiasına göre, kadınların kısa süreliğine içeride olduğu sırada balkonda Yazgan ile yalnız kalıyor. Deligöz, Yazgan’ın kendisine:
“Siz kalkın, ben bir posta atıp çıkacağım.”
dediğini ileri sürüyor.
Deligöz’ün ifadesine göre ne demek istediğini sormasının ardından Yazgan daha ağır ve cinsel içerikli bir ifade kullanıyor. Kadınların da balkona dönmesiyle tartışma büyüyor. Bu sözlerin Nuh Deligöz’ün ifadesinde Yazgan’a atfedilen sözler olduğunu, henüz mahkemece doğrulanmış bir olgu olmadığını özellikle belirtmek gerekir.
Sosyal medyaya yayılan uzun video kayıtlarında da tarafların son derece sert, küfürlü ve cinsel içerikli konuşmaları duyuluyor. Nuh’un konuşmalarında bir kadından “sevdiğim kadın” şeklinde söz etmesi de tartışılıyor.
Burada kamuoyunda yanlış aktarılan önemli bir ayrıntı var:
Nuh Deligöz, ev sahibi Tuğba Aka’nın sevgilisi olarak görünmüyor.
Yayımlanan ifade tutanağında Nuh Deligöz, Begüm Şeleci’den “kız arkadaşım B.Ş.” diye söz ediyor. Sosyal medyada olayın kişilerinin kimliklerini açıklayan paylaşımlarda da Nuh, Begüm’ün sevgilisi; Tuğba Aka ise evi ve doğum günü kutlamasının sahibi olarak gösteriliyor. Dolayısıyla “Nuh ev sahibinin sevgilisiydi” şeklindeki anlatım mevcut tutanakla uyuşmuyor.
Nuh Deligöz, tartışmanın devamında Yazgan’ın kendisine ve kadınlara küfrettiğini, kadınların üzerine yöneldiğini, kendisinin de müdahale ettiğini öne sürüyor. Aralarında boğuşma ve yumruklaşma yaşandığını reddetmiyor; ancak bunu kendisini ve kadınları korumak için yaptığını savunuyor.
Deligöz ayrıca Yazgan’ın kırdığı cam bardakla kendisini yaraladığını, kendisini tehdit ettiğini ve olayın polis geldikten sonra dahi devam ettiğini iddia ediyor. Yayımlanan tutanağa göre Nuh Deligöz ve Begüm Şeleci’nin yaralanmalarının basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir nitelikte olduğu yönünde adli rapor bulunduğu da haberleştirildi.
Diğer taraftan görüntülerde Ahmet Baran Yazgan’ın darbedildiği açık biçimde görülüyor. Yazgan da polise darp edildiğini, telefonunun elinden alındığını ve darp edilirken görüntülerinin çekildiğini söyleyerek şikâyetçi oldu.
Telefon meselesi de oldukça dikkat çekici.
Polis tarafından yapılan aramada Yazgan’ın telefonu buzdolabının altında bulundu. Nuh Deligöz ise telefonu zorla almadıklarını, hatta Yazgan’ın telefonundan şoförünü aradığını, kendisinin de şoförle konuştuğunu savunuyor. Bunların telefon kayıtları ve şoförün ifadesiyle rahatlıkla karşılaştırılabilecek hususlar olduğu açık.
Olayın ardından Nuh Deligöz, Begüm Şeleci ve Tuğba Aka gözaltına alındı; daha sonra adli kontrol ve yurt dışına çıkış yasağı uygulanarak serbest bırakıldılar. Bu karar onların beraat ettiği anlamına gelmiyor; darp soruşturması devam ediyor.
Ahmet Baran Yazgan yönünden ise olay çok daha ciddi bir adli boyuta taşındı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medyada yayılan görüntüler ve iddialar nedeniyle Yazgan hakkında TCK 105/1 kapsamında “cinsel taciz” ve TCK 102/1 kapsamında “sarkıntılık düzeyinde kalan cinsel saldırı” suçlarından resen soruşturma başlattı.
CHP Genel Merkezi de olayın ardından Yazgan’ı “konunun tüm yönleriyle araştırılması” amacıyla Genel Merkeze çağırdı.
Olaydaki Nuh Deligöz hakkında yaptığım araştırmada ise ayrıca dikkat çekici bilgiler çıktı.
Deligöz, yapı malzemeleri sektöründe faaliyet gösteren Nova Yapı Market’in kurucusu. Firmanın Edirne ve Büyükçekmece’de faaliyet gösterdiği belirtiliyor.
Daha da dikkat çekicisi; Nuh Deligöz, 2025 yılında İstanbul’da düzenlenen 6. Uluslararası Altın Medya Ödülleri’nde “YILIN İŞ ADAMI” ödülüne layık görülmüş. Aynı yıl daha sonra “Yılın En Başarılı Yükselen İş İnsanı” ödülünü de almış. Yani sosyal medyada yazıldığı gibi “Edirne’nin yılın iş adamı” değil; İstanbul’da düzenlenen uluslararası adı taşıyan bir ödül organizasyonunda “Yılın İş Adamı” kategorisinin sahibi.
Nuh Deligöz’ün evli olduğuna ilişkin de sosyal medyada çeşitli iddialar dolaşıyor. Ancak yaptığım araştırmada bunu doğrulayabilecek güvenilir ve bağımsız bir haber, resmi kayıt veya kendi açıklamasına ulaşamadım. Dolayısıyla bu hususu bugün itibarıyla doğrulanmış gerçek olarak değil, doğrulanmamış bir sosyal medya iddiası olarak değerlendirmek gerekir.
Benim açımdan olayın en dikkat çekici tarafı şu:
Ortada yalnızca bir milletvekilinin darbedildiği görüntüler yok.
Bir tarafta darp edildiği somut görüntülerle görülen ve şikâyetçi olan bir milletvekili; diğer tarafta darp eylemini tümüyle inkâr etmeyip bunu kendisini ve kadınları korumak amacıyla yaptığını savunan kişiler; ayrıca ağır cinsel içerikli sözler, taciz ve fiziksel cinsel davranış iddiaları bulunuyor.
Bu nedenle bugün:
“Ahmet Baran Yazgan kesin olarak taciz suçunu işledi” demek de, “ortada yalnızca bir kumpas ve iftira var” demek de hukuken ve gazetecilik açısından erken.
Ancak aynı şekilde sosyal medyaya yansıyan görüntüleri, Nuh Deligöz’ün ayrıntılı ifade tutanağını ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının olayı cinsel taciz ile sarkıntılık düzeyindeki cinsel saldırı suçlarından soruşturmaya başlamasını görmezden gelerek meseleyi yalnızca “milletvekili dövüldü” şeklinde anlatmak da eksik olur.
Şimdi asıl belirleyici olacak şeyler; Tuğba Aka ve Begüm Şeleci’nin ayrıntılı ifadeleri, kesilmemiş 11 dakikalık görüntünün tamamı, şoförün ifadesi, telefon kayıtları, dijital inceleme sonuçları, olay yeri bulguları ve adli raporlardır.
Kim olursa olsun; milletvekili, iş insanı veya sıradan yurttaş…
Suç varsa hukuk ortaya çıkarmalı, şiddet varsa hesabı sorulmalı, iddia varsa delille kanıtlanmalıdır.
Peşin hüküm değil, bütün gerçeği ortaya çıkaracak şeffaf bir soruşturma gerekir.