Ulaş Turizm

Ulaş Turizm araç VOLKSWAGEN CRAFTER

iletişim: 0543 602 23 58 NİŞAN-DÜĞÜN-SÜNNET-ÖZEL GÜNLERİNİZE SERVİS HİZMETİ VERİLİR

27/06/2020
05/01/2019

DÜĞÜN NİŞAN GEZİ İŞLERİNE SERVİS SAGLANIR

15/12/2018

TAHDIT

08/11/2018

Serviscinin

15/07/2018

KURBAN Bayramında Suşehri ne gitmek isteyen bana tel bıraksın dönüş yapacam

14/06/2018

PLAKA HAKKIMIZ SÖKE SÖKE ALIRIZ

28/10/2017

Arkadaslar gaziantep oda başkani yazmis okumanizi tavsiye ederim.Servisçiler: “Artık bizi dinleyin!“

Gaziantep Servisçiler Odası Başkanı İsmet Özcan, yaşanan meslek kazaları ve mesleklere gösterilen tavırları eleştiriyor.

09 Ekim 2017 Pazartesi 10:01
Servisçiler: “Artık bizi dinleyin!“
İsmet Özcan, Gaziantep Servisçiler Odası Başkanı

Doktor, hasta olan değil sağlam bacağı keser, hastanın karnında malzeme unutur; hiç kimse doktorlar tekrar tıp eğitimine alınsın, yeni belge alsın demez.

Hemşireler, yoğun bakımdaki hastaya sigara içirir, öldürür. Yoğun bakımda halay çeker. Hiç kimse hemşirelerle ilgili yönetmelik çıkartalım demez, umursamaz.

Bir terörist avukat, Danıştay üyelerini katleder hem de adliyede. Avukatlara yeni yönetmelik çıkartalım denmez. Hakim, suçu olmayan adama 15 yıl ceza verir. Adamın ve tüm ailesinin hayatını karartır. Hiç kimse hakimleri yeni bir eğitime alalım demez; kimsenin umurunda olmaz.

Yemek şirketleri okulda veya askeriyede yemekten dolayı yüzlerce insanı zehirler. Kimse yeni bir eğitim yeni bir genelge çıkarmaz. Bu örnekleri çoğaltabiliriz.

Her meslekte mesleğini iyi yapamayan, kendini bilmez insan vardır. Bu mesleklerin bağlı olduğu odalar, federasyonlar üyelerine sahip çıkar durumu net bir şekilde anlatır.

Bireysel bir hata olduğunu izah eder. Bizim bağlı olduğumuz bir federasyon elbette var, ama federasyon yönetiminde bir tane bile servisçi yok. Onların işi de varsa yoksa taksicilerin problemidir. Bizi ne federasyonda ne konfederasyonda kimse bilmez.

Devlet taşımalı eğitim yapar, hostes istemez, çünkü parası devletten çıkacaktır... Bize döner, 22 yaşından büyük lise mezunu hostes ister. Devletin taşımalı eğitimde taşıdığı çocuklar 30-40 km’den gelir, sorun olmaz. Biz 05-10 km’de sorun yaşarız.

Lütfen, adil olun! Devlet de taşımalı eğitimde hostes kullansın, biz de. Çıkarlar ‘sensörlü koltuk olsun, kamera olsun, araç takibi olsun, SRC yetmez şu belge de olsun, bu eğitim yetmez şu eğitim de olsun’, der. Bizim belge sorunumuz yok, bizim eğitim sorunumuz yok. Bir gün sorudunuz mu? Sıkıntınız nedir, çözüm nedir, diye. Servis olmayan minibüs sürücüsü, okul olmayan okula benzeyen bir okulda bir evladımızı minibüste unutur. Çocuk, havasızlıktan ölür. Esnaf olmayan, hiçbir odada kaydı bulunmayan, iki kendini bilmez mafya bozuntusu bir servis şirketinin sahibinin arkadaşları birbirini vurur. Kıyamet kopar ülkede, gazeteler TV’ler günlerce bu olayı konuşur. Tüm servisçiler mafya, tüm servisçiler iş bilmez, tüm servisçiler korsan muamelesi görür. Bakanlık devreye girer, göstermelik dört servis odası başkanı çalıştaya davet edilir. Söyledikleri hiçbir şey kayda alınmaz, işi bilmeyen bürokrasinin istediği şekilde yönetmelik çıkar.

Okulun açılmasına iki gün kala kalkar en rahat olan okul saatlerini değiştirirler. Sabahın köründe 06.50'de anaokulu derse girer, sıkıntı yok. 07.10'da ilkokul derse girer, sıkıntı yok. Sıkıntı nerde var devlete göre? En rahat olan, 08.20'de derse giren okulu sıkıntı yaparlar. 09.00'da girsin derler. Servisçilerin tüm programını felç ederler. Liselerle çıkışları aynı saat olur, servisçi ne yapacağını şaşırıp kalır.

Bir kere gömleğin ilk düğmesi yanlış düğmelenmiştir. Biz oda olarak çalmadık yetkili kapısı koymamamıza rağmen düzeltilmez. Ancak ilk düğmeden sonra kalan düğmelerin yerini değiştirmemiz yönünde imkan verilir. Veli arar, ‘ben devlet memuruyum, servis çocuğumu 08.20'de alıyor, mesaiye geç kalıyorum’ der. Başka bir veli, ‘çocuğum okul çıkışında, okulda 20 dakika bekliyor’ der, ‘çocuğuma servis bulamıyorum’ der vs. devam eder şikayetler.

Şimdi soruyorum, servisçilikle ilgisi bulunmayan kendini bilmezlerin yaptığı olaylar; bu işi meslek edinmiş, S plakasını almış, Maliyeye, Odaya kaydını yaptırmış, 26 yaşından büyük, GBT kaydı tertemiz, en az 5 yıllık E sınıfı, 7 yıllık B sınıfı ehliyete sahip esnafın suçu ne? Hepimizi, mesleğimizle ilgili olmayan bu korsan minibüs sürücüsüyle asıyorsunuz. Lütfen yapmayın! Bizi bir dinleyin!

Çözüm çok basit. Meslek erbabı kırk odamız var. Hepsi de mesleğine hakim. Davet etsinler, bir şeyler dayatmadan dinlesinler. Tabii, damdan düşeni dinleyen olursa... Çözmezsek her türlü Yönetmeliğe razıyız. Yeter ki bizi yetkililer dinlesin. Biz bu işi 2 saatte çözeriz. Ya bizi dinleyin, bize yetki verin ya da kapatın yetkisiz yetkili olan odaları, siz her şeyi Ankara'dan kağıt üzerinde yönetin. ■Arkadaslar gaziantep oda başkani yazmis okumanizi tavsiye ederim.Servisçiler: “Artık bizi dinleyin!“

Gaziantep Servisçiler Odası Başkanı İsmet Özcan, yaşanan meslek kazaları ve mesleklere gösterilen tavırları eleştiriyor.

09 Ekim 2017 Pazartesi 10:01
Servisçiler: “Artık bizi dinleyin!“
İsmet Özcan, Gaziantep Servisçiler Odası Başkanı

Doktor, hasta olan değil sağlam bacağı keser, hastanın karnında malzeme unutur; hiç kimse doktorlar tekrar tıp eğitimine alınsın, yeni belge alsın demez.

Hemşireler, yoğun bakımdaki hastaya sigara içirir, öldürür. Yoğun bakımda halay çeker. Hiç kimse hemşirelerle ilgili yönetmelik çıkartalım demez, umursamaz.

Bir terörist avukat, Danıştay üyelerini katleder hem de adliyede. Avukatlara yeni yönetmelik çıkartalım denmez. Hakim, suçu olmayan adama 15 yıl ceza verir. Adamın ve tüm ailesinin hayatını karartır. Hiç kimse hakimleri yeni bir eğitime alalım demez; kimsenin umurunda olmaz.

Yemek şirketleri okulda veya askeriyede yemekten dolayı yüzlerce insanı zehirler. Kimse yeni bir eğitim yeni bir genelge çıkarmaz. Bu örnekleri çoğaltabiliriz.

Her meslekte mesleğini iyi yapamayan, kendini bilmez insan vardır. Bu mesleklerin bağlı olduğu odalar, federasyonlar üyelerine sahip çıkar durumu net bir şekilde anlatır.

Bireysel bir hata olduğunu izah eder. Bizim bağlı olduğumuz bir federasyon elbette var, ama federasyon yönetiminde bir tane bile servisçi yok. Onların işi de varsa yoksa taksicilerin problemidir. Bizi ne federasyonda ne konfederasyonda kimse bilmez.

Devlet taşımalı eğitim yapar, hostes istemez, çünkü parası devletten çıkacaktır... Bize döner, 22 yaşından büyük lise mezunu hostes ister. Devletin taşımalı eğitimde taşıdığı çocuklar 30-40 km’den gelir, sorun olmaz. Biz 05-10 km’de sorun yaşarız.

Lütfen, adil olun! Devlet de taşımalı eğitimde hostes kullansın, biz de. Çıkarlar ‘sensörlü koltuk olsun, kamera olsun, araç takibi olsun, SRC yetmez şu belge de olsun, bu eğitim yetmez şu eğitim de olsun’, der. Bizim belge sorunumuz yok, bizim eğitim sorunumuz yok. Bir gün sorudunuz mu? Sıkıntınız nedir, çözüm nedir, diye. Servis olmayan minibüs sürücüsü, okul olmayan okula benzeyen bir okulda bir evladımızı minibüste unutur. Çocuk, havasızlıktan ölür. Esnaf olmayan, hiçbir odada kaydı bulunmayan, iki kendini bilmez mafya bozuntusu bir servis şirketinin sahibinin arkadaşları birbirini vurur. Kıyamet kopar ülkede, gazeteler TV’ler günlerce bu olayı konuşur. Tüm servisçiler mafya, tüm servisçiler iş bilmez, tüm servisçiler korsan muamelesi görür. Bakanlık devreye girer, göstermelik dört servis odası başkanı çalıştaya davet edilir. Söyledikleri hiçbir şey kayda alınmaz, işi bilmeyen bürokrasinin istediği şekilde yönetmelik çıkar.

Okulun açılmasına iki gün kala kalkar en rahat olan okul saatlerini değiştirirler. Sabahın köründe 06.50'de anaokulu derse girer, sıkıntı yok. 07.10'da ilkokul derse girer, sıkıntı yok. Sıkıntı nerde var devlete göre? En rahat olan, 08.20'de derse giren okulu sıkıntı yaparlar. 09.00'da girsin derler. Servisçilerin tüm programını felç ederler. Liselerle çıkışları aynı saat olur, servisçi ne yapacağını şaşırıp kalır.

Bir kere gömleğin ilk düğmesi yanlış düğmelenmiştir. Biz oda olarak çalmadık yetkili kapısı koymamamıza rağmen düzeltilmez. Ancak ilk düğmeden sonra kalan düğmelerin yerini değiştirmemiz yönünde imkan verilir. Veli arar, ‘ben devlet memuruyum, servis çocuğumu 08.20'de alıyor, mesaiye geç kalıyorum’ der. Başka bir veli, ‘çocuğum okul çıkışında, okulda 20 dakika bekliyor’ der, ‘çocuğuma servis bulamıyorum’ der vs. devam eder şikayetler.

Şimdi soruyorum, servisçilikle ilgisi bulunmayan kendini bilmezlerin yaptığı olaylar; bu işi meslek edinmiş, S plakasını almış, Maliyeye, Odaya kaydını yaptırmış, 26 yaşından büyük, GBT kaydı tertemiz, en az 5 yıllık E sınıfı, 7 yıllık B sınıfı ehliyete sahip esnafın suçu ne? Hepimizi, mesleğimizle ilgili olmayan bu korsan minibüs sürücüsüyle asıyorsunuz. Lütfen yapmayın! Bizi bir dinleyin!

Çözüm çok basit. Meslek erbabı kırk odamız var. Hepsi de mesleğine hakim. Davet etsinler, bir şeyler dayatmadan dinlesinler. Tabii, damdan düşeni dinleyen olursa... Çözmezsek her türlü Yönetmeliğe razıyız. Yeter ki bizi yetkililer dinlesin. Biz bu işi 2 saatte çözeriz. Ya bizi dinleyin, bize yetki verin ya da kapatın yetkisiz yetkili olan odaları, siz her şeyi Ankara'dan kağıt üzerinde yönetin. ■Arkadaslar gaziantep oda başkani yazmis okumanizi tavsiye ederim.Servisçiler: “Artık bizi dinleyin!“

Gaziantep Servisçiler Odası Başkanı İsmet Özcan, yaşanan meslek kazaları ve mesleklere gösterilen tavırları eleştiriyor.

09 Ekim 2017 Pazartesi 10:01
Servisçiler: “Artık bizi dinleyin!“
İsmet Özcan, Gaziantep Servisçiler Odası Başkanı

Doktor, hasta olan değil sağlam bacağı keser, hastanın karnında malzeme unutur; hiç kimse doktorlar tekrar tıp eğitimine alınsın, yeni belge alsın demez.

Hemşireler, yoğun bakımdaki hastaya sigara içirir, öldürür. Yoğun bakımda halay çeker. Hiç kimse hemşirelerle ilgili yönetmelik çıkartalım demez, umursamaz.

Bir terörist avukat, Danıştay üyelerini katleder hem de adliyede. Avukatlara yeni yönetmelik çıkartalım denmez. Hakim, suçu olmayan adama 15 yıl ceza verir. Adamın ve tüm ailesinin hayatını karartır. Hiç kimse hakimleri yeni bir eğitime alalım demez; kimsenin umurunda olmaz.

Yemek şirketleri okulda veya askeriyede yemekten dolayı yüzlerce insanı zehirler. Kimse yeni bir eğitim yeni bir genelge çıkarmaz. Bu örnekleri çoğaltabiliriz.

Her meslekte mesleğini iyi yapamayan, kendini bilmez insan vardır. Bu mesleklerin bağlı olduğu odalar, federasyonlar üyelerine sahip çıkar durumu net bir şekilde anlatır.

Bireysel bir hata olduğunu izah eder. Bizim bağlı olduğumuz bir federasyon elbette var, ama federasyon yönetiminde bir tane bile servisçi yok. Onların işi de varsa yoksa taksicilerin problemidir. Bizi ne federasyonda ne konfederasyonda kimse bilmez.

Devlet taşımalı eğitim yapar, hostes istemez, çünkü parası devletten çıkacaktır... Bize döner, 22 yaşından büyük lise mezunu hostes ister. Devletin taşımalı eğitimde taşıdığı çocuklar 30-40 km’den gelir, sorun olmaz. Biz 05-10 km’de sorun yaşarız.

Lütfen, adil olun! Devlet de taşımalı eğitimde hostes kullansın, biz de. Çıkarlar ‘sensörlü koltuk olsun, kamera olsun, araç takibi olsun, SRC yetmez şu belge de olsun, bu eğitim yetmez şu eğitim de olsun’, der. Bizim belge sorunumuz yok, bizim eğitim sorunumuz yok. Bir gün sorudunuz mu? Sıkıntınız nedir, çözüm nedir, diye. Servis olmayan minibüs sürücüsü, okul olmayan okula benzeyen bir okulda bir evladımızı minibüste unutur. Çocuk, havasızlıktan ölür. Esnaf olmayan, hiçbir odada kaydı bulunmayan, iki kendini bilmez mafya bozuntusu bir servis şirketinin sahibinin arkadaşları birbirini vurur. Kıyamet kopar ülkede, gazeteler TV’ler günlerce bu olayı konuşur. Tüm servisçiler mafya, tüm servisçiler iş bilmez, tüm servisçiler korsan muamelesi görür. Bakanlık devreye girer, göstermelik dört servis odası başkanı çalıştaya davet edilir. Söyledikleri hiçbir şey kayda alınmaz, işi bilmeyen bürokrasinin istediği şekilde yönetmelik çıkar.

Okulun açılmasına iki gün kala kalkar en rahat olan okul saatlerini değiştirirler. Sabahın köründe 06.50'de anaokulu derse girer, sıkıntı yok. 07.10'da ilkokul derse girer, sıkıntı yok. Sıkıntı nerde var devlete göre? En rahat olan, 08.20'de derse giren okulu sıkıntı yaparlar. 09.00'da girsin derler. Servisçilerin tüm programını felç ederler. Liselerle çıkışları aynı saat olur, servisçi ne yapacağını şaşırıp kalır.

Bir kere gömleğin ilk düğmesi yanlış düğmelenmiştir. Biz oda olarak çalmadık yetkili kapısı koymamamıza rağmen düzeltilmez. Ancak ilk düğmeden sonra kalan düğmelerin yerini değiştirmemiz yönünde imkan verilir. Veli arar, ‘ben devlet memuruyum, servis çocuğumu 08.20'de alıyor, mesaiye geç kalıyorum’ der. Başka bir veli, ‘çocuğum okul çıkışında, okulda 20 dakika bekliyor’ der, ‘çocuğuma servis bulamıyorum’ der vs. devam eder şikayetler.

Şimdi soruyorum, servisçilikle ilgisi bulunmayan kendini bilmezlerin yaptığı olaylar; bu işi meslek edinmiş, S plakasını almış, Maliyeye, Odaya kaydını yaptırmış, 26 yaşından büyük, GBT kaydı tertemiz, en az 5 yıllık E sınıfı, 7 yıllık B sınıfı ehliyete sahip esnafın suçu ne? Hepimizi, mesleğimizle ilgili olmayan bu korsan minibüs sürücüsüyle asıyorsunuz. Lütfen yapmayın! Bizi bir dinleyin!

Çözüm çok basit. Meslek erbabı kırk odamız var. Hepsi de mesleğine hakim. Davet etsinler, bir şeyler dayatmadan dinlesinler. Tabii, damdan düşeni dinleyen olursa... Çözmezsek her türlü Yönetmeliğe razıyız. Yeter ki bizi yetkililer dinlesin. Biz bu işi 2 saatte çözeriz. Ya bizi dinleyin, bize yetki verin ya da kapatın yetkisiz yetkili olan odaları, siz her şeyi Ankara'dan kağıt üzerinde yönetin. ■Arkadaslar gaziantep oda başkani yazmis okumanizi tavsiye ederim.Servisçiler: “Artık bizi dinleyin!“

Gaziantep Servisçiler Odası Başkanı İsmet Özcan, yaşanan meslek kazaları ve mesleklere gösterilen tavırları eleştiriyor.

09 Ekim 2017 Pazartesi 10:01
Servisçiler: “Artık bizi dinleyin!“
İsmet Özcan, Gaziantep Servisçiler Odası Başkanı

Doktor, hasta olan değil sağlam bacağı keser, hastanın karnında malzeme unutur; hiç kimse doktorlar tekrar tıp eğitimine alınsın, yeni belge alsın demez.

Hemşireler, yoğun bakımdaki hastaya sigara içirir, öldürür. Yoğun bakımda halay çeker. Hiç kimse hemşirelerle ilgili yönetmelik çıkartalım demez, umursamaz.

Bir terörist avukat, Danıştay üyelerini katleder hem de adliyede. Avukatlara yeni yönetmelik çıkartalım denmez. Hakim, suçu olmayan adama 15 yıl ceza verir. Adamın ve tüm ailesinin hayatını karartır. Hiç kimse hakimleri yeni bir eğitime alalım demez; kimsenin umurunda olmaz.

Yemek şirketleri okulda veya askeriyede yemekten dolayı yüzlerce insanı zehirler. Kimse yeni bir eğitim yeni bir genelge çıkarmaz. Bu örnekleri çoğaltabiliriz.

Her meslekte mesleğini iyi yapamayan, kendini bilmez insan vardır. Bu mesleklerin bağlı olduğu odalar, federasyonlar üyelerine sahip çıkar durumu net bir şekilde anlatır.

Bireysel bir hata olduğunu izah eder. Bizim bağlı olduğumuz bir federasyon elbette var, ama federasyon yönetiminde bir tane bile servisçi yok. Onların işi de varsa yoksa taksicilerin problemidir. Bizi ne federasyonda ne konfederasyonda kimse bilmez.

Devlet taşımalı eğitim yapar, hostes istemez, çünkü parası devletten çıkacaktır... Bize döner, 22 yaşından büyük lise mezunu hostes ister. Devletin taşımalı eğitimde taşıdığı çocuklar 30-40 km’den gelir, sorun olmaz. Biz 05-10 km’de sorun yaşarız.

Lütfen, adil olun! Devlet de taşımalı eğitimde hostes kullansın, biz de. Çıkarlar ‘sensörlü koltuk olsun, kamera olsun, araç takibi olsun, SRC yetmez şu belge de olsun, bu eğitim yetmez şu eğitim de olsun’, der. Bizim belge sorunumuz yok, bizim eğitim sorunumuz yok. Bir gün sorudunuz mu? Sıkıntınız nedir, çözüm nedir, diye. Servis olmayan minibüs sürücüsü, okul olmayan okula benzeyen bir okulda bir evladımızı minibüste unutur. Çocuk, havasızlıktan ölür. Esnaf olmayan, hiçbir odada kaydı bulunmayan, iki kendini bilmez mafya bozuntusu bir servis şirketinin sahibinin arkadaşları birbirini vurur. Kıyamet kopar ülkede, gazeteler TV’ler günlerce bu olayı konuşur. Tüm servisçiler mafya, tüm servisçiler iş bilmez, tüm servisçiler korsan muamelesi görür. Bakanlık devreye girer, göstermelik dört servis odası başkanı çalıştaya davet edilir. Söyledikleri hiçbir şey kayda alınmaz, işi bilmeyen bürokrasinin istediği şekilde yönetmelik çıkar.

Okulun açılmasına iki gün kala kalkar en rahat olan okul saatlerini değiştirirler. Sabahın köründe 06.50'de anaokulu derse girer, sıkıntı yok. 07.10'da ilkokul derse girer, sıkıntı yok. Sıkıntı nerde var devlete göre? En rahat olan, 08.20'de derse giren okulu sıkıntı yaparlar. 09.00'da girsin derler. Servisçilerin tüm programını felç ederler. Liselerle çıkışları aynı saat olur, servisçi ne yapacağını şaşırıp kalır.

Bir kere gömleğin ilk düğmesi yanlış düğmelenmiştir. Biz oda olarak çalmadık yetkili kapısı koymamamıza rağmen düzeltilmez. Ancak ilk düğmeden sonra kalan düğmelerin yerini değiştirmemiz yönünde imkan verilir. Veli arar, ‘ben devlet memuruyum, servis çocuğumu 08.20'de alıyor, mesaiye geç kalıyorum’ der. Başka bir veli, ‘çocuğum okul çıkışında, okulda 20 dakika bekliyor’ der, ‘çocuğuma servis bulamıyorum’ der vs. devam eder şikayetler.

Şimdi soruyorum, servisçilikle ilgisi bulunmayan kendini bilmezlerin yaptığı olaylar; bu işi meslek edinmiş, S plakasını almış, Maliyeye, Odaya kaydını yaptırmış, 26 yaşından büyük, GBT kaydı tertemiz, en az 5 yıllık E sınıfı, 7 yıllık B sınıfı ehliyete sahip esnafın suçu ne? Hepimizi, mesleğimizle ilgili olmayan bu korsan minibüs sürücüsüyle asıyorsunuz. Lütfen yapmayın! Bizi bir dinleyin!

Çözüm çok basit. Meslek erbabı kırk odamız var. Hepsi de mesleğine hakim. Davet etsinler, bir şeyler dayatmadan dinlesinler. Tabii, damdan düşeni dinleyen olursa... Çözmezsek her türlü Yönetmeliğe razıyız. Yeter ki bizi yetkililer dinlesin. Biz bu işi 2 saatte çözeriz. Ya bizi dinleyin, bize yetki verin ya da kapatın yetkisiz yetkili olan odaları, siz her şeyi Ankara'dan kağıt üzerinde yönetin. ■

14/06/2017

23 HAZIRAN 2017 tarihinde SUŞEHRİ ne gitmek 27 HAZİRAN 2017 de İSTANBULA dönecek kişiler müracat edebilir .Tepeüstü ümraniyeden kalkacak

11/09/2015

Bayramda susehrine gitmek isteyen tel yollarsa dönerim gidiş dönüş 150 tl

Address

Istanbul

Telephone

+905436022358

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Ulaş Turizm posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Featured

Share