Salih Tur Hac Umre

Salih Tur Hac Umre Hac Umre organizasyonu

Kabe  haremi şerîfin Nadir fotoğraflardan  (1354) Abdullah fılbı trafindan çekilmiştir fotoda görülen  Kabe kapısı Sulta...
12/04/2022

Kabe haremi şerîfin Nadir fotoğraflardan (1354) Abdullah fılbı trafindan çekilmiştir fotoda görülen Kabe kapısı Sultan Murad Han trafindan(1054) hediye edilmiş bügün riyad Suud yerel müzesinde sergilenmektedir...

Emekli müftümüz Mustafa okullu bu akşam 22’de Facebook üzerinden canlı sohbet yapacaktır.
16/04/2021

Emekli müftümüz Mustafa okullu bu akşam 22’de Facebook üzerinden canlı sohbet yapacaktır.

Kâbe-i Muazzama'nın gümüş olan halkaları, Altın Halkalarla değiştiriliyor. .. Kâbe-i Muazzama örtüsünün kusursuz ve düz ...
29/03/2021

Kâbe-i Muazzama'nın gümüş olan halkaları, Altın Halkalarla değiştiriliyor. .. Kâbe-i Muazzama örtüsünün kusursuz ve düz durabilmesi için "Şâzervân" ismi verilen Kâbe kaidesinde halkalar bulunmaktadır. Çapı 15 cm olan bu halkalardan 55 adet vardır ve Beytullah örtüsü, halkalardan geçirilen ipek halata dikilir. Osmanlı döneminde altın olan bu halkalar, Kral Suud bin Abdülaziz tarafından 1955 yılında gümüşe tevil edilmişti. Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz'in aldığı kararla değiştirilen yeni halkalar ise som altından yapılmıştır.

Mekke’de Kabe-i Muazzamada bulunan Hacerül Esved’e ait parçaların İstanbul’da yıllardan beri bulunduğunu biliyormuydunuz...
24/03/2021

Mekke’de Kabe-i Muazzamada bulunan Hacerül Esved’e ait parçaların İstanbul’da yıllardan beri bulunduğunu biliyormuydunuz. Istanbuldaki Camiileri, Külliyeleri gezerken birçok keşiflerde bulunmanın heycanı içerisindeyim ve bu heycan herdefasında yeni şeyler öğrenmekle birlikde artıyor. Ecdadımızın inşaa ettiği her camii şüphesiz birbirinde güzel ve gizemli, fakat çok güzel nitelikde bulunan birkaç camii varki beni hersene mıknatıs gibi kendisine çekiyor. Herbir Camiinin size anlatacaği birbirinden ilginç hikaye ve tarihe sahip olmasi sizin gezme ve öğrenme şevkinizide haliylen artırıyor. Mesela Rüstem Paşa caminin eşi benzeri olmayan çinileri, Küçük Ayasofya Camiisinin avlusundaki muhteşem atmosferi yanı sıra Sokullu Mehmet Paşa Camiisi`nin Hacerül Esved taşları.

Hacer-ül Esved’e Kâbe’ye gittiği halde bile dokunamayanlar için İstanbul’da bir fırsat var. Mübarek Ramazan ayını geride bırakırken, Kâbe-i Muazzama’dan bir parçasını bağrında barındıran Sokullu Mehmet Paşa Camii’ne rotamızı çevirerek, hacer-ül esved taşını görmeye gidiyoruz. Bahçesine girer girmez semtten ayrı bir atmosferle karşılandığımızı itiraf etmeliyiz. Çeşit çeşit kuşların cıvıltılarıyla eşsiz bir senfoniye bürünüp kulağımıza üflenen bu ses, Topkapı Sarayı’ndan aşina olduğumuz bir haldi. Saatlerce seyretmeye doymayacağımız bu camide, asırlardır Müslümanların hürmet gösterdiği mukaddes taş Hacer-ül Evsedi Kâbe-i Muazzama’daki tavır ile “ Bismillahi Allah-u Ekber” diyerek selamlıyoruz.



Kâbe’de dokunmak ne kadar zor ise…
Mübarek ecdadımızın zarif ve ince düşüncesi ile Hacer-ül Esved taşının çevresine muhafaza yapılır. Yıllar geçip eskiyen, üzerinden kopan parçalar İstanbul’a Osmanlı devleti vesilesiyle getirilir. 1571 senesinde Osmanlı sadrazamı Sokullu Mehmet Paşa, zevcesi İsmihan Sultan adına bir cami inşâ ettirir. Caminin giriş kapısı üzerine, mihrabın üst kısmına, minbere ve minber kubbesinin altına Hacer-ül Esved’in 4 parçası yerleştirilir. Bu mübarek taşlara dokunmak, hele ki böylesine feyzi bol günlerde yakınında bulunmak bizleri asıl Hacer-ül esved taşına dokunmuş kadar hissedar eyler.



Birincisi, giriş mahfilinin altındadır (2×3 cm büyüklüğünde)
İkincisi, mihraptaki Kuran ayetinin hemen altında (3×1,5 cm büyüklüğünde)
Üçüncüsü, minber kapısı üzerinde (1,5 cm kare şeklinde)
Dördüncüsü, minber kubbesinin altında (1,5 cm ebadında)
Hacer-ül Esved taşının diğer bir parçası ise Kanun-i Sultan Süleyman Han’ın türbesinin giriş kapısı üstündeki saçağın altına bulunur.

Ne yazık ki İstanbullu vatandaşlar bundan bihaber. Hacer-ül Esved taşını Mekke-i Mükerreme’de görmek, dokunmak ne denli zor ve meşakkatli hatta imkânsız ise bu taşa dokunmak, yakından görmek hatta dokunmak Sokullu Mehmet Paşa Camii’nde bir o kadar kolay ve mümkündür.
Hacer-ül Esved, Sokullu Mehmet Paşa Camii’nde, iman aşkı ile dokunulmayı, ziyaret edilmeyi bekliyor. Keşfedilmeye değer bir cami!

Sokollu Mehmed Paşa Külliyesi (Kadırga) Arkadaşlar lütfen dikkat! Istanbul`da üc tane Sokullu Mehmed Camiisi bulunmaktadir. Bizim bahsettigimiz Kadırga semtinde bulunan Sultan Ahmed Camiisine yakin olanıdır.

Sokollu Mehmet Paşa Külliyesi, Mimar Sinan’ın İstanbul Kadırga’da Şehit Mehmet Paşa yokuşunda bulunan ve cami ile külliyeden oluşan bir eseri. Sinan’ın en güzel eserlerinden biri sayılır. Üç padişaha sadrazamlık yapan Sokollu Mehmet Paşa adına 1571′de karısı tarafından yaptırılmıştır.

Dik yokuşlardan oluşan sokakların arasında kurulan külliye, bu güçlükten plan olarak da yararlanmış, üç sokaktan ve üç farklı kottan girilen külliyenin avlusuna merdivenlerle ulaşılarak pek sık rastlanmayan bir zenginlik mevcutdur. Avluda mermer bir şadırvan yer alır. Çevresinde medresenin bölümleri bulunur. Camide, İznik çinileri ve orijinal kalem işleri de bulunmaktadır.

Sultanahmet Camii ile Küçükayasofya Camii arasındaki Kadırga yokuşunda 2 metrelik duvarla çevrili bir alanda yapılmış olan caminin banisi Sokollu Mehmet Paşa, mimarı Mimar Sinan’dır. Eğimli bir arazide, tek minareli, tek kubbelidir. Sokollu Mehmet Paşa’nın İstanbul’da iki yerde kendi adını taşıyan camilerden biridir. Öteki cami, Azapkapı’daki Sokollu Mehmet Paşa Camii’dir.

Sultanahmet Camii önündeki At Meydanı’ndan Kadırga’ya inen Şehit Mehmet Paşa yokuşu üzerindedir. Aynı yokuşun sonunda Küçükayasofya Camii bulunmaktadır. Üç dış kapıdan mermer taşlı avluya girilir. Avlunun ortasında kubbeli bir şadırvan ve etrafında medrese odaları bulunmaktadır. Son cemaat yeri platformu sağlı sollu uzanır ve ortada caminin orta büyüklükteki giriş kapısından camiye girilir. Mihrap çevresinde insan boyundan büyük iki mum ve mihrap üzerinde hat sanatlı çini süsleme boydan boya kaplıdır. Caminin ses ve aydınlatma sistemi her Sinan camiindeki gibi mükemmeldir. Giriş sahını sağ ve soldan ikinci kata çıkar.



Bir parçada Edirnedeki Eski Camiisinde

Edirne’deki Eski Camii’de yer alan parça, mihrabın sağ tarafında, mihrap ile minber arasında kalan kısımda bulunuyor.

İnanışa göre, Eski Camii’nin duvarına konulan bu taş, aşırı yağışlardan dolayı Kabe’nin duvarlarından düşen taşların bir parçasıdır. Taşları ne şekilde yeniden Kabe duvarına koyacağını düşünürken uykuya dalan Kabe emiri, bir gün rüyasında Hz. Muhammed’i görür. Hz. Muhammed, rüyasında emire Diyar-ı Rum’da bir cami olduğunu ve oraya göndermesi gerektiğini söyler. Bunun üzerine parça, yapımı ağır aksak ilerleyen Edirne’deki Eski Camii’ye gönderilir. Parçanın bu caminin duvarına konulmasının ardından Eski Camii kısa sürede tamamlanır.

KUTSAL TAŞLAR TÜRKİYE’YE NASIL GELDİ… MİMAR SİNAN TAŞLARIN KALMASINI NASIL SAĞLADI?

Sokullu Mehmet Paşa Camisi İmamı Mehmet Sancak, her biri yaklaşık bir santimetre çapında olan parçaların İstanbul’a geliş öyküsü hakkında da şu bilgileri verdi:

”Kabe’nin tamiri esnasında taştan parçalar kopuyor. Oradaki görevlilerinden bir tanesi parçaları alıp İstanbul’a getiriyor.
Sonra getiren kişi bulunuyor, cezalandırılıyor ve taşlar yerine götürülmek isteniyor.

‘Bunlar şeref misafiri olarak kalsın’ diyen Mimar Sinan’ın önerisi kabul ediliyor.

Mimar Sinan, parçaları o dönemde inşa ettiği Sokullu Mehmet Paşa Camisi’nin 4 yerine yerleştiriyor ve taşlar bugüne kadar geliyor.”

Ey Azrail! Cebrail'i Nerede Bıraktın?Peygamber efendimiz ruhu almak için gelen ölüm meleğine; "Ey Azrail! Cebrail'i nere...
14/03/2021

Ey Azrail! Cebrail'i Nerede Bıraktın?

Peygamber efendimiz ruhu almak için gelen ölüm meleğine; "Ey
Azrail! Cebrail'i nerede bıraktın?" buyurdu. Cebrail'i dünya
semasında bıraktım. Melekler, onu senin vefatın sebebiyle taziye
ediyorlar" dedi.

Böyle konuşurlarken Cebrail aleyhisselam geldi. Resulullah efendimiz;
"Ey kardeşim Cebrail! Artık dünyadan göç vakti geldi. Allahü
teâlânın katında benim için ne var? Bana onu müjdele de gönül
rahatlığı ile emaneti sahibine teslim edeyim" buyurdu.

Cebrail aleyhisselam; "Ey Allahü teâlânın sevgilisi! Ben semanın
kapısını açık bıraktım. Melekler saf saf olmuşlar, senin ruhunu
sevgiyle beklerler" dedi.

Peygamber efendimiz; "Hamd, Allahü teâlâya mahsustur. Sen bana
müjde ver! Rabbimin nezdinde benim için ne var?" buyurdu.
Cebrail aleyhisselam; "Ya Resul! Senin teşrifinden dolayı,
Cennet kapıları açılmış, Cennet'in nehirleri akmış, Cennet'in
ağaçları sarkmış, huriler süslenmiştir" dedi.

Peygamber efendimiz yine; "Hamd, Allahü teâlâya mahsustur. Sen bana
başka müjde ver ya Cebrail!" buyurdu. Cebrail aleyhisselam; "Ya
Resul! Sen kıyamet günü ilk şefaat eden ve ilk şefaatı kabul
olunansın" dedi.

Sevgili Peygamberimiz tekrar; "Hamd, Allahü teâlâya mahsustur. Ya
Cebrail! Bana başka müjde ver" buyurunca, Cebrail aleyhisselam; "Ya
Resulullah! Neyi soruyorsunuz!" dedi.

Bunun üzerine Peygamber efendimiz; "Benim bütün endişem, üzüntüm
ve kederim, benden sonra geride bıraktığım ümmetimdir" buyurdu.

Hazret-i Cebrail; "Ey Allahü teâlânın Habibi! Allahü teâlâ
kıyamet günü, sen razı oluncaya kadar ümmetini bağışlar.

Bütün peygambelerden önce seni, bütün ümmetlerden önce senin
ümmetini Cennet'e koyacaktır" dedi.

Sevgili Peygamberimiz, Cebrail aleyhisselama; "Allahü teâlâ katında
üç muradım vardır:
Biri; ümmetimin günahkarlarına beni
şefaatçı etmesi,

ikincisi; dünyada yaptıkları günahlardan
dolayı onlara azab etmemesi,

üçüncüsü; Perşembe ve Pazartesi
günleri ümmetimin amellerinin bana arzedilmesidir. (Eğer amelleri
iyi ise dua ederim, Allahü teâlâ kabul eder. Kötü ise şefaat
edip, amel defterinden silinmesini isterim)" buyurdu.

Cebrail aleyhisselam, Allahü teâlâdan, bu üç arzusunun da kabul
edildiği haberini verdi. Bunun üzerine sevgili Peygamberimiz
rahatladılar.

Gidişinin ardından asırlar geçse de,
Gelişinin muştusunu Melekler fısıldar hâlâ her yetimin kulağına…
Hâlâ, bakışları sana benzeyen bebekler bırakılır annelerin kucağına.
Âmine’nin sevinci kadar derin bir aydınlık üfürmesede gecelerimizi,
Adının nuru düşer kalbimizin dudağına…

"Ve (Habibim Ahmed) seni alemlere ancak rahmet olarak gönderdik." {Enbiya sûresi-107}

ŞEFFAT YA RESULALLAH

TAHİYYATTAKİ DERİN MANALARTac’ul Kısas kitabında diyor ki:  “Mirac gecesinde  Allâhü Teâlâ’nın selâmı, hak peygamberine ...
11/03/2021

TAHİYYATTAKİ DERİN MANALAR

Tac’ul Kısas kitabında diyor ki: “Mirac gecesinde Allâhü Teâlâ’nın selâmı, hak peygamberine ulaşınca, Resûlullah (s.a.v.) bakıp ümmetini gördü. Selâm şerefine onları da ortak edip: “Esselâmü aleynâ” dedi. Sonra bütün peygamberleri de zikredip: “Ve alâ ibâdillâhis sâlihîn” dedi. Melekler bu büyük hâl ve manzara karşısında hayran kalıp: “Eşhedü en lâ ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resûlühü” dediler. O zaman Allahü Teâlâ: “Habibim, (bu kelimeleri) Mi’râc gecesinin hediyesi olarak ümmetine götür. Namazda bu kelimeleri söyleyene, göklerdeki her meleğe verdiğim sevâbı veririm.” buyurdu. Sonra: “Ey Habibim ne dilersin?” buyurdu. “Yâ Rabbi, günahkâr ümmetlerim vardır, onları bana bağışla” dedi. “Ümmetinden yetmiş binini sana bağışladım. Başka ne istersin?” buyurdu. “Ümmetimi isterim, yâ Rabbi”. “Yetmiş binini daha sana bağışladım; başka ne istersin?” buyurdu. “Ümmetimi isterim, yâ Rabbi” dedi.

Bu Hadîs-i Şerîfi bildiren râvî der ki, yedi yüz defa bu emr-i ilahi geldi, her defasında, ümmetimi isterim dedi. Allahü Teâlâ: “Ey Habibim, bu kadar istiyor musun?” buyurdu. “Yâ Rabbi, bağışlayıcı sensin, isteyen de ben. Ne yapsalar da, kim olsalar da, hepsini bana bağışla” dedi. Allâhü Teâlâ: “Ey Habibim, eğer bütün ümmetini bu gece sana bağışlasam, benim rahmetim ortaya çıkar. Ama senin izzetin görünmez. Bu gece, ümmetinin bir kısmını sana bağışladım. Diğer iki kısmını durdurdum. Yarın kıyamet günü, önce gelen ve sonra gelen bütün insanlar bir yerde toplandıkları zaman, sen ümmetini iste, ben de senin için onları bağışlıyayım. Böylece ümmetinin günâhları, senin şefaatin ile benim rahmetim arasında mağfiret olunsun ve herkes senin benim katımdaki yakınlığını, mertebeni bilsin ve izzetin o gün zahir olsun.” buyurdu.

(Muhammed Rebhami, Riyadün Nasihin, s.111)

BU YIL HAC AŞI ŞARTLI OLACAK.Suudi Arabistan’da koronavirüs tedbirleri kapsamında hacca katılma şartı getirildi.AŞI OLMA...
02/03/2021

BU YIL HAC AŞI ŞARTLI OLACAK.
Suudi Arabistan’da koronavirüs tedbirleri kapsamında hacca katılma şartı getirildi.

AŞI OLMAK ŞART

Ukaz gazetesi, Sağlık Bakanı Tevfik er-Rebia'nın bakanlığındaki yetkililere, hacca katılmak isteyenlere Kovid-19 aşısı olmanın zorunlu olduğunu, bunun hacca katılım şartlarından biri olarak ilettiğini aktardı.

Bakan Rebia, Mekke, Medine ve kutsal mekanlardaki sağlık tesislerinde görev yapacak sağlık çalışanı temini için erkenden hazırlıkların yapılmasını istedi.

KORONAVİRÜS KOMİSYONU KURULACAK

Ayrıca haberde, Bakanın hacılar için bir Kovid-19 komisyonu oluşturulması talimatı verdiği belirtildi.



KAYNAK : AA

1617 yılında Sultan I. Ahmet Han'ın aldığı kararla Kâbe-i Muazzama örtüsünün kuşak ve kapı perdeleri İstanbul'da hazırla...
27/02/2021

1617 yılında Sultan I. Ahmet Han'ın aldığı kararla Kâbe-i Muazzama örtüsünün kuşak ve kapı perdeleri İstanbul'da hazırlanmaya başlandı. Bu tarihten önce örtü Mısır'da dokunur, Mahmil-i Mısrî ile Mekke'ye sevkedilirdi. Recep ayından önce istanbul'da hazır edilen örtü evvela Padişaha ve istanbullulara arz edilirdi. Sultanahmet Camii Hünkar Kasrında her yıl düzenlenen sergi istanbula manevî bir hava katardı. Burayı temaşa edenler, yüreklerinde taşıdıkları Kâbe hasretini de bir nebze olsun dindirirlerdi. Fotoğrafta istanbul'da tertip edilen Kâbe örtüsünün son sergisi görülmektedir. Resmin sol tarafındaki Kâbe perdesi üzerinde hicri 1334 yılı nakşedilmiştir, yani miladi 1917 yılı. Birinci Dünya Savaşı başlamasıyla (1918) bu gelenek son bulmuştur.

MEDİNE-İ MÜNEVVERE’NİN FAZÎLETİ Mekke’den sonra Medine’den daha üstün bir belde yoktur. Medine’de yapılan ibâdetler de k...
21/12/2020

MEDİNE-İ MÜNEVVERE’NİN FAZÎLETİ

Mekke’den sonra Medine’den daha üstün bir belde yoktur. Medine’de yapılan ibâdetler de kat kat olarak kabul olunur. Çünkü Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Benim bu mescidimde bir namaz, Mescid-i Haram hâriç, diğer mescidlerde kılınan bin namazdan daha efdaldir.” (Müslim ve Buhâri, Ebû Hüreyre’den) İşte böylece Medine’de yapılan her hayırlı iş başka yerlerde yapılan bin hayırlı işe bedeldir, Hz. Peygamber (s.a.v.)’in Medine’sinden sonra fazîlet bakımından Kudüs-i Şerîf gelir.
Kudüs-i Şerifte kılınan bir namaz, Mescid-i Haram ve Medine hâriç, diğer yerlerde kılınan beşyüz namaza bedeldir. Diğer amellerde de durum böyledir. İbn Abbas (r.a.) Hz. Peygamber (s.a.v.)’den şu hadîsi rivâyet etmektedir: “Medine mescidinde kılınan bir namaz, onbin namaza, Mescid-i Aksâ’da kılınan bir namaz bin namaza, Mescid-i Haram’da kılınan bir namaz da yüzbin namaza bedeldir.” Hz. Peygamber (s.a.v.) başka hadis-i şeriflerde şöyle buyurmuştur: “Medine’nin şiddetine ve sıkıntısına tahammül eden bir kimse için, ben kıyâmet gününde şefaatçı olurum.” (Müslim, Ebû Hüreyre, İbn Ömer ve Ebû Said’den) “Medine’de ölmeye gücü yeten (yani ikamet etmek isteyen) Medine’de ölsün. Çünkü Medine’de ölen herkes için kıyâmet gününde ben şefaatçiyim.” (Tirmizî ve
İbn Mâce, İbn Ömer’den) Bu üç bölgeden başka bütün yeryüzü ikamet için eşittir. Ancak İslâm devletinin sınırlarında ikamet etmek, bu hükmün dışında kalır. Hududları beklemek için, sınırlarda ikamet etmekte de büyük bir fazîlet vardır. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v.) bu hükmü belirtmek gayesiyle şöyle buyurmaktadır: “Ziyâret amacıyla ancak üç mescide kafileler tertib edilebilir:
1) Mescid-i Haram, 2) Şu (Medine’deki) mescidim,
3) Mescid-i Aksâ.” (Müslim ve Buhâri, Ebû Hüreyre ve Ebû Said’den)

(İmâm Gazâli, İhyâ-i Ulumi’d-din, c.1, s.694-696)

KABE’NİN HATİM TARAFINDAKİ SERİNLİĞİN SEBEBİ :Ömer bin Abdulaziz (r.a.) Kabe’de tavaf ederken yanındakilere şöyle diyord...
01/12/2020

KABE’NİN HATİM TARAFINDAKİ SERİNLİĞİN SEBEBİ :
Ömer bin Abdulaziz (r.a.) Kabe’de tavaf ederken yanındakilere şöyle diyordu :
‘’Hz.İsmail (a.s.) Rabbine Mekke’nin çok sıcak oluşundan şikayet etti.Cenabı Allah da ona şöyle vahyetti : ‘’Ben sana Hatim’de Cennet’ten bir kapı açıyorum,kıyamete kadar o kapıdan sana ferahlık gelecektir.’’ (Mubarek bin Hassan El-Ermati)
Gerçekten de Kabe’yi tavaf edenler bilir,Tavaf esnasında aşırı sıcaktan terleyip sıcağı iyice hissedirsiniz.Tam hatim hizasına gelince bir ferahlık ve esinti olduğunu hissedersiniz.Ben şahsen bunu her defasında yaşadım.Fakat nedeninin bu olduğunu yeni öğrendim.
(Miratul Harameyn)

Mescid-i Nebevî'nin en nadide, en özel yerlerinden biri de hiç şüphesiz "Cebrâil Aleyhisselâm Penceresi"dir. 86,25 metre...
27/11/2020

Mescid-i Nebevî'nin en nadide, en özel yerlerinden biri de hiç şüphesiz "Cebrâil Aleyhisselâm Penceresi"dir. 86,25 metre uzunluğundaki Peygamber Mescidi'nin kıble duvarındaki tek pencere olması burayı eşsiz kılar. Selamlama koridorunun sonlarında tam da Peygamberimiz Efendimizin kabrinin karşısında yer alan bu pencerenin ismi Osmanlı Arşivlerinde "Şübbâk-ı Melâike, Muvâcehe Penceresi ya da Şübbâk-ı Cibrîl Aleyhisselâm" diye geçmektedir. Yerden 1,78 metre yüksekte olan bu pencerenin eni 0,90 m. boyu ise 2.05 metredir. Bu pencerenin altında duran kişi Sevgili Peygamberimiz Efendimizin mübarek yüzünün karşısına gelmiş olur. Zira cihan güneşi, âlemlerin iftihar tablosu Hazreti Muhammed (sav) Efendimizin yüzü bu cihete bakmaktadır. Günümüzde sadece erkeklerin ziyaret ettiği kısımda kalan bu pencerenin sağ, üst ve sol taraflarında Kaside-i Vitriyye'den 5 beyit şiir yer alır. Ebû Abdullah Mecdüddin Muhammed bin Ebû Bekir el-Vitri el-Bağdadi tarafından kaleme alınmış olan bu şiir Efendimizi metheden en güzel kasideler arasındadır. 1855 yılında ünlü hattat Abdullah Zühdi Efendi, zikrettiğimiz bu şiirin en seçkin bölümlerini buraya mermer üzerine oyarak meşk etmiştir. Yeşil renkli zemin üzerine altın suyuyla tezhiplenen bu kitabede şu beyitler bulunur: بَراهُ جَلاَلُ الحقِّ للخَلْقِ رَحْمَةً فَكُلُّ الوَرَى في بِرِّه يَتَقَلَّبُ بَدَا مَجْدُهُ مِنْ قَبْلِ نَشْأةِ آدَم وَأسْمَاؤهُ فِي العَرْشِ مِنْ قَبْلُ تُكْتَبُ بِمَبْعثه كُلُّ النَبِيِّينَ بَشَّرَتْ وَلاَ مُرْسَلٌ إلاَ لَهُ كَانَ يَخْطُبُ بِتَوْرَاةِ مُوْسَى نَعْتُهُ وَصِفَاتُهُ وَإنْجِيلُ عِيسَى بِالمَدَائحِ يُطْنَبُ بَشِيرٌ نَذِيرٌ مُشْفِقٌ مُتَعَطِّفٌ رَؤوفٌ رَحِيمٌ مُحْسِنٌ مُتَأدِّبُ Kaside-i vitriyye'nin hemen altında ise Kırmızı zemin üzerinde yine altın suyuyla yazılmış Peygamberimiz Efendimizin künyeleri yazılıdır. "Sâhibu'l-Huccet, Sâhibu'l-Sultân, Sâhibu'l-Livâ" isimleri tam da pencere üzerine denk gelmektedir. Fotoğrafta, Cebrâil Aleyhisselâm Penceresi görülmektedir

Mescid-i Nebevî ile Kuba Mescidi arasına Yürüme Yolu yapılıyor...Rabbim Yürüyerek Kuba mescidine gitmeyi ve umre sevabı ...
13/11/2020

Mescid-i Nebevî ile Kuba Mescidi arasına Yürüme Yolu yapılıyor...
Rabbim Yürüyerek Kuba mescidine gitmeyi ve umre sevabı almayı Cümlemize Nasip eylesin

Address

Istanbul

Telephone

+905444294146

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Salih Tur Hac Umre posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Featured

Share