25/08/2026
KARANLIĞI PAYLAŞTIRARAK REFAH YARATAMAZSINIZ
Bu memlekette elektrik meselesi artık “iki saat gitti, gene gelir” meselesi değildir.
Bu, turizmin meselesidir. Ekonominin meselesidir. Evimize giren ekmeğin meselesidir.
Kuzey Kıbrıs’ta oteller, büyük turistik tesisler, butik oteller, köy içi pansiyonlar, sahil restoranları yalnız kendi kasalarına para koymaz.
Döviz getirir.
Vergi verir.
İstihdam yaratır.
Esnaftan, çiftçiden, kasaptan, balıkçıdan alır.
Nakliyeciye, tedarikçiye iş verir.
Bir de bu tesislerin lojmanları vardır. Binlerce çalışan ve ailesi bu ekonomik düzenin içinde yaşar. Turizmin doğrudan ve dolaylı etkilediği halkayı düşündüğümüzde, 50 bin ile 100 bin insanın hayatına dokunan bir yapıdan bahsederik.
Şimdi sen bu çarkın elektriğini çat diye kesersen ne olur?
“Jeneratörü vardır, çalıştırsın.”
Yahu jeneratör memleketin enerji politikası değildir gardaş!
Elektrik gidip geldikçe jeneratör zorlanır, sistem yanar, soğutma çöker, mutfak durur, lojman etkilenir, operasyon aksar.
Büyük bir tesiste bunun faturası milyon dolarları, yüz milyonlarca lirayı bulabilir.
Sonra biri da çıkar:
“Şirket büyük, ödesin.”
Mesele şirketin parası değildir.
O para ekonomiden çıkar.
Yatırım azalır.
Personel alımı durur.
Yerel sipariş küçülür.
Esnafın cirosu düşer.
Devlet daha az vergi toplar.
Vergi azalırsa kamu bütçesi sıkışır. Sağlık, eğitim, belediye, altyapı etkilenir. Vatandaş daha az harcar, esnaf daha az satar, tedarikçi daha az mal getirir, çeşit azalır, fiyat artar.
Sonra sorarık:
“Bu memlekette para niye dönmüyor?”
Çünkü ekonomi daire gibidir.
Bir yerden kesersen, öbür taraftan çıkar.
Turizmin ışığını söndürmek, ekonominin ana şalterlerinden birini indirmektir.
Bir da şu işe bakın:
Yılın yaklaşık 300 günü güneş gören bir adada yaşarık.
Güneş tepemizde yanar, biz mazot yakıp elektrik beklerik.
Dünya güneşi, bataryayı, akıllı şebekeyi konuşur; biz hâlâ “bugün nereyi keselim?” diye düşünürük.
Olmaz böyle şey.
Güneş enerjisinin önü açılır.
Depolama yapılır.
Şebeke yenilenir.
Üretim artırılır.
Gerekirse enerji gemisi gelir.
Dünyada çözüm varsa, bu adada da çözüm vardır.
Bizim meselemiz kavga değil.
Çıta meselesidir.
Turizmde Avrupa’yla yarışacaksak, altyapıda da Avrupa standardını isteyeceğiz.
Karanlıkla kriz yönetilmez.
Karanlık paylaştırılarak refah yaratılmaz.
Turizmin ışığı sönerse, arkasından bütün memleket kararır.