05/02/2026
KRALİÇE BURADA DOĞDU
AKARÇAYIN ALTIN ÇİÇEĞİ
Turizm mi? Bir şehrin zenginliklerini ortaya çıkartarak bir marka oluşturmak şeklinde tanımlarım.
Bu zenginlikler bir değere sarılıp sadece onunla ilerlemek yerine, çeşitlendirip albenisi olan tüm her şeyin tanıtımına yönelmek. Tabi bunun içinde vizyon en önemli unsur. Nasreddin Hocamızla birlikte, Seyit Mahmut Hayrani, Hacı İbrahim Veli, Nimetullah Nahçivani, Emir Yavaşgel, Kesik Baş gibi manevi değerlerimizle birlikte, Tarihi mekanlar, müzelerimiz, Halk ve Kamu maliklerinde bulunan tarihi yapılar ülkemizde bu denli zengin çeşitliliği barındıran bir yer bulmak oldukça zordur. Biz bu anlamda, şanslı bir şehirdeyiz.
Coğrafyasında bulunan bitki ve hayvan popülasyonları olsun, coğrafi güzelliklerin yanında su kaynakları ve dereleri olsun gölüyle bütünleşik bir zenginlik içerisindedir.
Endemik türler bakımından Toros Orkidesi, Dağ Lalesi, Safran çiçeği gibi güzellikler yine bu coğrafya içerisinde
Ama bir tanesi var ki bu coğrafyanın Kraliçesi...
Piyan Sarısı Dünyada sadece burada olmasıyla, Ak olan şehir neden sarısını kullanmaz diye yıllarca düşünmüşümdür. Bu bitki bir baklagil ve tohumu olan, çiçeği olan, bir bitki. Neden işlenmesi, sofralarda nasıl duracağı gibi araştırmalara girilmez! sorusu hep var olmuştur.
Bu çiçekten bi sticker, bi logo, rengini bir şehre vermesi olasılığı mümkün olan varsayım....
Baharda açan bu çiçekler üzerinde, orada arıcılık yapan kişilere ait arıların burada çokça uçtuğunu da gördüm. Belki bu bal, analiz edilse, bir derde dermanı olduğunu da anlayabiliriz. Veya çiçeğinden bir baharat yapılabilir mi? Tabi bu araştırmalar gönüllülük ister, gönüllülük ise gönülden gelir, kelime karşılığı olmasa da bu en güzel ifadeyle sevdadır diyebilirim.
2025 yılında açtığında ulusal basında da yer alan ve ekibimizce de yapılan etkinlikle sesini duyurmuştuk. Oan hissettiğim bu şarkıdaki dizeleri yazmıştım. Bu yıl tekrar aynı planlamayla etkinliğimizi yapacağız.
AKARÇAY'IN ALTIN ÇİÇEĞİPiyan çiçek açmış — bahar ayaklarımızın dibindeDağların etekleri susar gelin edasında yineışığı sarıya vurmuş yamaçların sessiz diliMe...