Uğur Böcekleri Doğa Sporları

Uğur Böcekleri Doğa Sporları - Etkinlikler için kapalı grup linki;

https://www.facebook.com/groups/ugur.boculeri/ Halbuki bize göre yabani, vahşi yer yoktur. Ve o da bizim parçamız.

Siyu kabilesi şefi diyor ki…

“ Nerede kesilip indirilmemiş orman varsa, nerede hayvanlar kuytu köşelerinde dinleniyorsa, nerede dünya dört ayaklılardan yoksun değilse, BEYAZ ADAM oraya ehlileştirilmemiş, yabani arazi diyorlar. Doğa tehlikeli değildir, misafirperverdir; korkutucu değil, arkadaşçadır. Bizim felsefemiz korkudan ve ön yargıdan uzak, sağlıklı bir düşünce sistemidir. Bu noktada Beyaz a

dam ve Kızılderili inançları arasında önemli bir fark buluyorum. Kızılderili inancı, etrafını çevreleyen her şeyle insanın ahengini gözetir; beyazlar ise çevreye tahakkümü esas almıştır. Kızılderililer aradıkları her şeyi, paylaşma ve sevgide buldu; ama beyazlar aradıklarını korkarak savaşmada buldular. Bizim için dünya güzellik doluydu. Diğeri için öteki dünyaya gidene kadar, tahammül edilmesi gereken, günah ve çirkinlik dolu bir yerdi.”

Bir başka Reis ünlü Seattle mektubunda, Kızılderililerin doğa ve insan ilişkilerini şöyle dile getiriyor.

“ Biz bu dünyanın bir parçasıyız. Güzel kokan çiçekler bizim kız kardeşlerimizdir; geyik, at, büyük kartal, bunlarsa bizim erkek kardeşlerimiz. Kayalık tepeler, çayırlardaki ıslaklık, tayın vücut ısısı ve adam, hepsi aynı aileye ait. Dünya ,beyaz adamın kardeşi değil, düşmanıdır ve onu fethetti mi ilerlemeye devam eder. Babalarının mezarlarını geride bırakır ve aldırmazlar. Annesi dünyayı ve kardeşi göğe, satın alınan, yağma edilen, koyunlar ya da parlak boncuklar gibi değişilen birer malmış gibi davranır. İştahı dünyayı yiyip bitirecek ve geride sadece bir çöl bırakacaktır. Beyaz adamın şehirlerinde sakin yer yoktur. Baharda yaprakların açılışını ya da böceklerin kanat vuruşlarını duyacak yer yoktur. Ama belki de benim vahşi olmamdan ve anlamadığımdandır. İnsan eğer bir kuşun yalnız ağlayışını ve su birikintisi etrafında tartışan kurbağaların seslerini duymazsa hayatın anlamı nedir? Bunu biliyoruz biz, dünya insana ait değildir, insan dünyanındır. Bunu biliyoruz. Bütün her şey bir aileyi bağlayan kan gibi birbirine bağlı. “

Bir Kuzey Amerika Kızılderilisi olan Tatanga Mani, yaşam öyküsünde, Beyaz Adam’ın yanında gördüğü eğitimin izlenimlerini şöyle anlatıyor.

“Uygar insanlar, insan yapımı basılı sayfalara çok fazla bağlılar. Ben Yüce Ruhun kitabına, yani onun yarattığı her şeye bakıyorum. Eğer doğayı tanımaya çalışırsanız, o kitabın büyük bir kısmını okuyabilirsiniz. Biliyorsunuz eğer kitaplarınızın hepsini alıp güneşin altına serer, onları bir süre için kar, yağmur ve böceklere bırakırsanız, geriye hiç bir şek kalmayacaktır. Oysa Yüce Ruh size ve bize doğa okulunda ormanları, ırmakları, dağları ve bizi de içine alan hayvanları araştırma olanağı verir. Kızılderili anlayışında ahlak, yalnızca insanın başka insanlara, topluma ve tanrıya karşı olan davranışları ile ilgili değildir. Ahlak, insanın hayvanlara, bitkilere ve doğanın diğer görüntülerine karşı olan davranışlarını da içerir. “

Ve son olarak bir Cree kızılderilisinin sözleri…

Ey beyaz adam.. Yalnızca son ağaç kesildikten,

son ırmak zehirlendikten,

son balık yakalandıktan sonra ...

ancak, ondan sonra paranın ne olduğunu, ve ne olmadığını anlayacaksın…

30/08/2026
27/08/2026

😍 Tüm ülkenin beklediği hayırlı haberi paylaşıyoruz! Yazın artık o kavurucu sıcakları bitti.
✅ Cuma ve cumartesi özellikle kuzey ve iç kesimlerde hava serin.
⬇️ İzmir ve Kıyı Ege bile 30'un altını nihayet görecek.
☔ Yağışlar; Marmara, Karadeniz, İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Doğu Akdeniz odaklı.
✍️ İstanbul, Ankara, Bursa, Samsun gibi şehirlerde 30 derece artık sürekli görülmez.
🌬️ Geceler ferahlama evresine giriyor.
🤗 Bizi bir Sonbahar'a daha yaklaştıran Rabbime sonsuz şükürler olsun

26/08/2026

Nehirler ve denizler, yaşamın kaynağıdır. Ancak her yıl milyonlarca ton plastik atık su ekosistemlerine karışıyor. Akarsularla taşınan bu atıklar denizlere ulaşıyor; canlıların yaşam alanlarını tehdit ediyor, besin zincirine karışıyor ve sonunda yeniden sofralarımıza kadar gelebiliyor.

Doğaya bırakılan hiç bir plastik atık bulunduğu yerde kalmıyor. Rüzgârla, yağmurla ve nehirlerle taşınarak daha büyük bir kirliliğin parçası hâline geliyor.

🌍 Bu tabloyu değiştirmek bizim elimizde.
✔️ Tek kullanımlık plastik tüketimini azaltabilir,
✔️ Atıklarımızı doğru şekilde ayrıştırabilir,
✔️ Doğada hiçbir atık bırakmamaya özen gösterebiliriz.

📸 Bu gönderide yer alan «Dünya Bizim Evimiz. Koruyalım" adlı eser , Mustafa Gezer tarafından çekilmiş olup, Farkında Mısın? 2. Ulusal Fotoğraf ve Kısa Video Yarışması'nda sergilenmeye değer eserler arasında yer almıştır.

Beş gün boyunca yaklaşık 360 kilogramlık bir kayanın altında mahsur kaldıktan sonra Aron Ralston, kanyonun duvarına üç ş...
22/08/2026

Beş gün boyunca yaklaşık 360 kilogramlık bir kayanın altında mahsur kaldıktan sonra Aron Ralston, kanyonun duvarına üç şey kazıdı:

Adını, doğum tarihini ve öleceğini düşündüğü tarihi.

Bunun, kendisinden geriye bırakacağı son iz olacağını düşünüyordu.

26 Nisan 2003'te Ralston 27 yaşındaydı ve Utah'taki ıssız Bluejohn Kanyonu'nu tek başına keşfediyordu.

Uzak ve zorlu bölgelere gitmeye alışkın, deneyimli bir dağcıydı.

Ancak bu kez çok önemli bir hata yapmıştı.
Tam olarak nereye gittiğini hiç kimseye söylememişti.

Kanyonun dar bir bölümünde ilerlerken, devasa bir kaya yerinden koparak üzerine düştü.

Sağ kolu kayanın altında, kaya ile kanyon duvarının arasında sıkışıp kaldı.
Kayayı hareket ettirmeye çalıştı.

Halatlar ve tırmanış ekipmanlarını kullanarak makara sistemleri kurdu.

Yanında bulunan küçük çok amaçlı aletle kayaya vurdu, onu kazımaya çalıştı.
Hiçbir şey işe yaramadı.

Kaya yerinden kıpırdamıyordu.

Bir gece geçti.
Sonra ikinci gece...
Yiyecekleri tükendi.
Suyu azalmaya başladı.

Ve kimse gelmiyordu, çünkü onu nerede arayacaklarını kimse bilmiyordu.

Ralston, ailesine bırakmak üzere video kamerasıyla mesajlar kaydetmeye başladı.

Anne ve babasıyla konuştu.
Kız kardeşiyle konuştu.
Onlara veda etti.

Sonra bıçağını kullanarak kendi mezar yazısını kayanın üzerine kazıdı.

Orada öleceğine kesinlikle inanıyordu.
Son gecesinde ise bir şey oldu.

Daha sonra hayatını kurtarmasında dönüm noktalarından biri olarak anlatacağı bir an yaşadı.

Güçsüz, susuz kalmış ve zaman zaman bilincini kaybedecek kadar bitkin bir haldeyken bir görüntü gördü.

Kendisini yıllar sonra gördü.

Sağ kolunun bir kısmı yoktu ama küçük bir çocukla oynuyordu.

Ralston için bunun tek bir anlamı olabilirdi:
Eğer henüz yaşanmamış bir gelecekte kendisini görebiliyorsa, belki de bu kanyonda ölmeyecekti.

Ertesi sabah, o zamana kadar imkânsız olduğunu düşündüğü bir ihtimali fark etti.
Sıkışan kolundaki kemikleri kırmak için kendi vücudunun ağırlığını kullanabileceğini anladı.

Bunu yaptı.

Ardından küçük aletindeki bıçağı kullanarak sağ kolunu dirseğinin altından kendi kendine kesti.

Kayanın düşmesinden bu yana 127 saat geçmişti.

Ama hâlâ güvende değildi.
Ralston kanyondan çıktı.

Tek koluyla yaklaşık 20 metrelik bir iniş yaptı ve ardından çölde yürümeye başladı.

Vücudu ciddi şekilde susuz kalmıştı ve çok fazla kan kaybetmişti.

Sonunda Hollandalı bir grup yürüyüşçüyle karşılaştı.

Ona su verdiler.
Kurtarma ekiplerini aradılar.
Kısa süre sonra bir helikopter onu buldu ve hastaneye götürdü.
Hikâye burada sona erebilirdi.
Ama sona ermedi.
Ralston yeniden dağlara döndü.

Bir protez sayesinde tırmanmaya devam etti ve sonunda Colorado'daki 14.000 feet'in üzerindeki tüm zirveleri, kış şartlarında ve tek başına tırmanma projesini başarıyla tamamlayan ilk kişi oldu.

Between a Rock and a Hard Place adlı kitabını yazdı.

Yaşadığı deneyim daha sonra 127 Saat (127 Hours) filmine ilham verdi.
Fakat bu hikâyenin başka bir bölümünün tamamlanması yıllar sürdü.

2010 yılında oğlu dünyaya geldi.
Ralston o anda, o kanyonda gördüğü küçük çocuğu hatırladı.

Yedi yıl önce, veda mesajlarını kaydetmiş, kendi ölüm tarihini kayanın üzerine kazımış ve o yerden asla çıkamayacağını kabullenmişti.
Oysa sonradan kendi mezar yazısı olduğunu düşündüğü şey, kanyonun duvarında kaldı.
Bir insanın hikâyesinin sona erdiğine inandığı o ana ait bir iz olarak...

Ve yine de önünde yaşayacağı koca bir hayat vardı.

Address

Merkez/Muratpaşa/Konyaaltı Mevkii
Antalya
07000

Opening Hours

Monday 11:00 - 19:00
Tuesday 11:00 - 19:00
Wednesday 11:00 - 19:00
Thursday 11:00 - 19:00
Friday 11:00 - 19:00
Saturday 10:00 - 23:00
Sunday 07:00 - 19:00

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Uğur Böcekleri Doğa Sporları posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Uğur Böcekleri Doğa Sporları:

Shortcuts

Share