Ayvalik ve Cevresinde Gorulecek Yerler

Ayvalik ve Cevresinde Gorulecek Yerler Uzun zamandir, boyle bir sayfa acmayi planliyordum. Aslinda, gec bile kaldim denebilir. Bakalim, ne kadar basarili olabilecegim bu iste... Bilen zaten biliyor.

Keza; 30 senedir, geldigim bu sirin ilcede ve cevresinde, gezmeye, gormeye degecek pek ck yer varmis. Gerek Ayvalik icinde, gerek Ayvalik cevresinde, gezdigim, gordugum, yemeklerini yedigim, cayini ictigim, sadece oturdugum, alisveris yaptigim, butun mekanlari, bu sayfada paylasmak istiyorum. Bu sayfada yazilan yazilar, paylasilan fotograflar, muzik vb... medya elemanlari, tamamen kisisel gorus,

dusunce ve gozlemlerimi yansitmaktadir. Sizlerin de dusunce, gorus ve onerilerinizi, bu sayfada gormek isterim. Bakalim, Ayvalik tanitimi icin ne kadar basarili olacagim? Bilmeyen de ck sey kaybediyor...

Yaz gunleri cabuk geldi ve ayni hizla da gecti. Ancak, yazdan kalan gunler devam ederken, biz de degerlendirmek istedik....
15/10/2016

Yaz gunleri cabuk geldi ve ayni hizla da gecti. Ancak, yazdan kalan gunler devam ederken, biz de degerlendirmek istedik. Sabah 09.15'te Ayvalik'tan yola ciktik ve ogleye dogru Eski Foca'ya geldik. Yaklasik 133 km. Kahvelerimizi ictikten sonra, Foca Marina'ya kadar yuruyup, arka sokaklara daldik. Ilk olarak bir yikinti karsimiza cikti. Restore edilecegini tahmin ediyorum. Oradan, tekrar Marina'ya dogru indik ve saga dogru donduk. 5 Kapilar Kalesi'ne ciktik. 11. veya 12. yuzyilda inşa edilen bu kaleyi, Cenevizliler, Bizanslilardan alarak yeniden insa etmisler (1275 yilinda Michel Paleoloc, Cenevizli Manuel Zacharna'ya vermis). 1455'te Foca'yı alan Osmanlılar da, 1538-1539 yılları arasında kalenin surlarini onarmislar ve kulelerini eklemisler UNESCO, 2013'te kaleyi Dunya Mirasi Gecici Listesi'ne dahil etmis. Kapilar kapali oldugu icin icine girme imkanimiz olmadi.

Daha sonra, yine 5 Kapilar Kalesi kiyisindan yuruyerek, Meydana ve carsiya geldik. Arka sokaklari biraz daha dolastik. Yemegimizi yiyip, caylarimizi ictikten sonra da Ayvalik'a donduk.

Balik restoranlari, cafeler, dukkanlar, vb... mekanlarin cogu bu tarafta. Yani Carsi dedikleri yerin icinde ya da etrafinda bulunuyor.

Denize girmek icin Eski Foca etrafinda ve sehrin arkalarinda pek ck beach var. Bunun disinda, Marina'ya yururken halk plaji oldugunu dusundugum 50-60 belki biraz daha ck kisinin denize girebilecegi minik bir kumsal var.

Ancak, az da olsa biraz hayal kirikligi yasadim. Ayvalik gibi hatta daha farkli bir yer bekliyordum isin acikcasi. Yani, eski Rum evleri, doga, hareketlilik... Tabii ki yaz aylari daha hareketlidir. Gezip, gormedigimiz pek ck yer de var. Belki 1 ya da 2 gece kalip, sindire sindire gezmek ve Eski Foca'yi yasamak daha guzel olur. Kimbilir, belki yine yolumuz duser...

Ayvalik'tan Foca'ya ulasim :
Izmir-Canakkale Karayolu’nun 39. kilometresinden Eski Foca’ya dondukten sonra 26 km.lik yol izlenerek Eski Foca'ya; 46. kilometresinden Yeni Foca’ya dondukten sonra, 14 km.lik yol izlenerek Yeni Foca’ya ulasilir. Eski Foca ile Yeni Foca arasında 22 km.lik bir sahil yolu da vardır.

İzmir ile Eski Foça ve İzmir ile Yeni Foca arasinda ayri ayri olmak uzere ortalama yarim saatte bir karsilikli olarak otobus seferleri bulunmaktadir.

28/07/2016
Uzun zamandan sonra, Ayvalik'ta, ustelik Subat ayinin ortasi olmasina ragmen, 25 dereceyi asan bir sicakligi gorunce, so...
17/02/2016

Uzun zamandan sonra, Ayvalik'ta, ustelik Subat ayinin ortasi olmasina ragmen, 25 dereceyi asan bir sicakligi gorunce, soluğu, motorsikletime atlayip, Ayvalik merkeze, yaklasik 10 km mesafede olan bu sirin koyde aldim. Yakin bir zamanda, Kasim 2015'te Zeytin Hasat Festivali sirasinda gelmistim. Turkiye'nin pek ck yerinden gelen turistlerin yani sira, gazeteci, sanatci, akademisyen ve gurmelerin de arasinda bulundugu anlamli bir kalabalik vardi. O zaman fazla gezme sansim olmamisti. Zaten, ck buyuk bir yer degil. Ancak, tarih kokan binalar, yavas yavas restore edilmeye baslanan, bazilari yikik, bazilari nispeten kotu durumda olan binalari gormek oldukca keyifli.

Bu sirin ve sessiz belde, Ege Denizi'nin 25 kilometrelik sahil seridini kaplayan orman, kumsal, gunes zenginligine sahip.Tarihinden kaynaklanan pek ck bilgiye gore, beldenin cevresinde ve hatta altinda oldukca fazla arkeolojik degeri olan kalintilarin oldugu soylenmektedir.

Beldeye, Ayvalik icinden gecip gelinebilecegi gibi, Altinova tarafindan da gelinebiliyor. Beldenin hemen girisinde, Ayvalik Belediyesi'nin bu sene temelini attigi ve 23 Nisan'da bitirmeye calisilan Ayvalik Kultur Merkezi karsiliyor bizleri. Ayvalik Belediye Baskani Sayin Rahmi Gencer'in onculugunde yapimi devam eden bu kultur merkezi, yerli ve yabanci turistlerin ilgisini cekebilecek pek ck sanatsal ve kulturel aktiviteye ev sahipligi yapacak. Beldeye dogru ilerledikce, sol tarafta Kucukkoy Belediye Baskanligi binasini goruyorsunuz. Onunden giden yolu hicbir yere sapmadan takip ederseniz, sizi, beldenin Kabristanina dogru goturuyor. Buraya gelmeden, sol tarafa dogru 4-5 kucuk sokak, sizi koy meydanina cikartiyor. Bu sokaklarin icinde, eski Rum ve restore edilmeye devam eden evleri gorebilirsiniz.

Burada, belde sakinlerinin disinda, disaridan gelen ve yerlesenler ya da yaz aylarinda buraya gelenler de var. Kis aylarinda oldukca sessiz, sakin hatta kus sesinden baska hicbir ses duyamayacaginiz huzurlu bir yer.

Belde meydaninda, Kucukkoy Camisi, Kiraathane, ev yemekleri vb.. .yapan kucuk bir lokanta, 2 kahvehane var. Cami saginizda kalacak sekilde ilerleyecek olursaniz, kucuk sanat galerileri ile karsilasacaksiniz. Su anda kapali olan ancak, baharin gelmesiyle yavas yavas faaliyete gececegini dusundugum mekanlar, boyle bir beldenin gorulmesine de katki sagliyor.

Bunlarin yanisira, kucuk pansiyonlar ve moteller de mevcut. Sarimsakli'ya yakin olmasi nedeniyle, yaz aylarindaki kalabaliktan kacip, burada konaklanabilir.

Belki sizlerin de yolu duser, kimbilir?

Kucukkoy'un haritada konumu :

https://www.google.com.tr/maps/@39.2881744,26.6847993,15z

9. Tuzla, Tuzla Mevkii, Ayvalik :Yaklasik 30 senedir Ayvalik'a geliyorum. Diger Ege sehir ve kasabalarina gore, nispeten...
15/11/2014

9. Tuzla, Tuzla Mevkii, Ayvalik :

Yaklasik 30 senedir Ayvalik'a geliyorum. Diger Ege sehir ve kasabalarina gore, nispeten bakir kalan bu sirin ilcenin cevresinde gezilecek pek fazla yer olmadigi soylense de; Ayvalik ve etrafinda yasayan halk, bunun tam aksi dusuncede. Gelin gorun ki; bir Bodrum, bir Marmaris, bir Antalya kadar populer olamadi son yillara kadar. Ne zaman TV dizilerinde Ayvalik adi gecer oldu, Turkiye'nin her yerinden, ozellikle Izmir ve Istanbul'dan akin akin turistler gelmeye basladi. Edremit Koca Seyit Havaalani'nin yapilmasindan sonra da, gelen yerli ve yabanci turist sayisinda onemli artislar gozleniyor. Yaz sezonu kisa olsa da, kalan aylarda havalarin iliman ve gezmeye elverisli oldugu donemlerde, gelenler oluyor.

Yillardir, onunden gelip gectigim, uzerinde, Filamingolarin oldugunu bildigim ve gordugum Tuz Golu'ne yakindan bakmak ve gitmek, bu sene, hatta 20 gun once kismet oldu maalesef.

Izmir tarafindan gelirken, birbirine bitisik, genel olarak kare seklinde bolunmus tuzla havuzlari, Altınova’yi gectikten sonra sag tarafta sizlere merhaba diyor. Biraz dikkatli bakınca havuzlar arasinda insan yapimi patika yollar, sularin gecislerini saglayan kapaklar, havuzlara su getiren ya da bosaltan kanallar ile denizle irtibatını saglayan ana yolun altindan da gecen bir kanal oldugunu gozlemleyebiliyorsunuz. Bu havuzların koyu renkli olanların yan tarafinda da bir vinc, kamyonlar ve yaninda da tepeleme tuz olan bir yukleme alani yer aliyor.

Ancak; burada, birkac olumsuz durum var. Soyle ki; oncelikle, Filamingolari gorup, fotograflarini cekmek istiyorsaniz, mutlaka oldukca uzun mesafe zum yapabilecek DSLR tipinde makinaniz ve bunlara uyumlu lensleriniz olmasi gerekiyor. Basit makina ya da cep telefonlari ile yolun kenarindan filamingolarin fotografini cekmek imkansiz. Cunku; tuzlaya disaridan girilmesi yasak hatta mumkun degil. Tuz cikaran sirketin [BINBIR GIDA - Bilentur Tuzla Mevkii, Sarimsakli / Ayvalık / Telefon : (266) 343 73 88 Faks : (266) 343 73 90 / E-mail : [email protected]] nizamiyesindeki gorevliye ne diller doktum, neler dedim ama giris iznini alamadim. Bunu yapmadan once, golun ilerisinde, sag tarafa giren felaket kotu bir yola girdim ki, belki arkadan gole yakin bir yer bulur hatta tuzlayi bolen yollara cikip, filamingolari cekerim diye dusundum ama buyuk bir husran ile sonuclandi haliyle. Golun etrafi tamamen bataklik ya da ozellikle boyle hendekler kazilmis ki, disaridan birileri gelip, tuzlari calmasin! :) Yani diyecegim o ki; eger bu pembe kuslari yakindan gormek ve fotograflarini cekmek istiyorsaniz, uygun bir ekipmaninizin olmasi sart. Yakllasik 1 saat boyunca, pek ck fotograf cektim. Iclerinden en guzellerini sizinle paylasacagim. Ve ilginc olan sey; orada fotograf cekerken, hicbir allahin kulu durmadi hatta yavaslayip "yahu bunlar burada ne yapiyor" bile demedi inanin. Siz siz olun, nerede araba kullanirsaniz kullanin, ozellikle ilk kez gittiginiz yerlerde, mutlaka olabildigince yavas gecin ve etrafiniza bakin. Ya da daha onceden arastirma yapin ki, nerelerde ne oldugunu bilip, ziyaret edesiniz.

Ayrica; su bilgiyi de vermem gerek. Bu pembe kuslar yani Filamingolar, aslinda pembe degil! Pek cogunuzun bunu ilk kez duydugunu tahmin ediyorum. Aciklamasi da su :

Filamingolar; ordeki iriliginde ve gri renklidir. 2 aylik olana kadar anne ve babaları tarafindan besleniyor. 100 gunluk olunca, ucarak ayri topluluklar kuruyorlar. Ve Filamingolar, tuz gollerinde besleniyor ve issiz yerlerde yavruluyorlar. Tuz Gollerinde yedikleri Artemia Salina adli eklembacakli (Tuz karidesi olarak da bilinirler) Filamingolarin sahip oldugu pembe rengi verir. Cunku bu eklembacaklinin renki pembedir! Filamingolar bu canli ile beslendikce, renkleri griden pembeye doner. :) (dip not : SALINA Tuzunun da adi buradan geliyor iste...)

Iste size gezecek, fotograf cekecek ve guzel anlar gecirtebilecek bir yer daha. Ulkemizde milyonlarca insanin henuz sadece film, belgesel ve fotograflarda gordugu bu sevimli canliyi yakindan gormek buyuk bir sans diye dusunuyorum.

8. Asiklar Selalesi (Nebiler Selalesi), Dikili :Malum yaz bitti. Deniz ve gunes mevsimi kapandi. Ayvalik civarinda yapil...
15/11/2014

8. Asiklar Selalesi (Nebiler Selalesi), Dikili :

Malum yaz bitti. Deniz ve gunes mevsimi kapandi. Ayvalik civarinda yapilacak seylerden biri, daha once gidilmeyen yerleri kesfetmek ve tabii ki gidilen yerlerin fotograflarini cekmek ve paylasmak.

Yaklasik 15 gun once, Nebiler Selalesi'ne gitmeye karar verdim. Daha once adini ck duydugum bu mekana ulasmak icin; Ayvalik istikametinden geliyorsaniz, Altinova girisini gectikten sonra solda bir santiye binasini ve sagda buyukce bir totem (reklam tabelasi) goreceksiniz. Oradan sola donup, karsiya gececek ve dogru gideceksiniz. Ileride solda, Gokceagil Koyu'nu uzaktan da olsa gorecek ve Nebiler Koyu Yolu'nda devam ederek, 1 km sonra sola donerek, selale yoluna gireceksiniz. Yolun ck duzgun oldugu soylenemez. Asfalt yok gibi birsey. Ama arabayla gitmenizde bir sakinca yok. Hatta motosikletleriyle gelenler oldu ben oradayken.

Selale'yi henuz gormeden; karsiniza, sempatik bir restaurant cikiyor. Aracinizi buraya park edip, yorgunlugunuzu atmak icin sunulan yiyecek ve icecekleri tadabilirsiniz. Gozleme, cay, ayran, kofte vb... alternatifler var. Restauranti calistiranlar ck guleryuzlu ve misafirperver.

Zaten selaleye inmek icin bu restaurantin icinden gecmeniz gerekiyor. Inmek icin diyorum, keza; restaurant sahibinin soyledigine gore, eskiden sadece yukaridan, yani restaurantin yanindan gorulebilen selale, bir Karadenizli vatandasimizin onerisi uzerine yapilan ahsap merdivenler sonucu, asagi inilerek gorulebilme sansi elde edilmis. Ancak, merdivenler oldukca dik ve yagmurlu zamanlarda oldukca kaygan olabiliyor. Zaten bu diklik yuzunden 2 tane mola verme yeri de yapilmis. Hizli inmek kolay ama, ayni hizda yukari cikmak gercekten imkansiz.

Asagi indigimizde, kucuk sayilabilecek ama ck sempatik bir selale ile karsilasiyorsunuz. Sularin dokuldugu yerde olusmus minicik bir golet, etrafta sayisiz agac ve bitki var. Yaz ayinda gitmedigim icin birsey diyemeyecegim ama, ozellikle yagislarin kesilecegi bahar ayi ortalarina kadar uygun bir ayakkabi ile gidilmesini oneriyorum. Trekking botu, spor ayakkabi vb... Bahsettigim bolgede, duz bir zemin yok. Hatta yagis oldugu zaman camur bir zeminle karsilasiyorsunuz...

Hava durumundan dolayi, gidemedim ama selalenin yakinindaki magaralar da guzelmis. Ayni zamanda, trekking yapma olanagi da sunan Nebiler Selalesi, daha bir ck surprizleriyle sizleri bekliyor.

Fotograf makinenizi, varsa kameranizi almadan, buraya gelmemenizi oneririm.

Gidecek olanlara simdiden keyifli anlar diliyorum...

7. Zeytinli Beldesi, Edremit :Bugun, aklimiza esti ve Edremit'e gidelim dedik babamla. Islerimizi bitirdikten sonra, etr...
14/12/2013

7. Zeytinli Beldesi, Edremit :

Bugun, aklimiza esti ve Edremit'e gidelim dedik babamla. Islerimizi bitirdikten sonra, etrafta gidilebilecek nersi var diye dusunurken, aklimiza, tabelalarda gordugumuz Zeytinli Beldesi geldi ve rotayi o tarafa cevirdik. Cok da iyi etmisiz. Ama tek handikap; havanin soguk olusu ve boyle bir yeri gezmek icin biraz zaman darligi idi. Havanin soguk olusu, etrafta pek insan olmamasina da neden olmus saniyorum. Cunku saymaya kalksam, 20 kisi ya var ya yoktu. Oldukca temiz, duzenli bir belde. Kaz Daglari Milli Parki'nin Guney girisi buradan. Yaklasik, 25 km mesafe varmis. Ancak, kis aylarinda hicbir sekilde gidilmiyormus ve yaz aylarinda gitmek isterseniz, rehber almadan da gitmek mumkun degil. Yasakmis... Insanlari ck guleryuzlu ve yardimsever. Kime ne sorduysam, mutlaka cevabini aldim ve gidilecek yerleri de tarif ettiler...

Zeytinli Beldesi'nden bahsetmek gerekirse;

Belde, Edremit'e bagli. Akcay ve Edremit arasinda. 1990'li yillarda, Zeytinli deniz turizmi acisindan gelismis ve giderek adi duyulur hale gelmis. Zeytinli Beldesi, tahmin edeceginiz gibi, adini, yorenin en onemli meyvesi ve gecim kaynagi olan "zeytin"den alir. Asıl Zeytinli Koyu, Kazdagi eteklerindeymis. Edremit Merkez'e yaklasik 10 km mesafede...

Zeytinli sahilinde az sayıda da olsa moteller bulunuyormus. Ancak; bu moteller, sadece yaz aylarinda hizmet veriyor ve onceden rezervasyon yapılmasi gerekiyormus.Zeytinli Beldesi, Eski Turban Tatil Koyu, yeni Akcay Resort ile komsudur. Sahil bolgesinde yapilan çalismalar ve rekreasyon alanlari ile, inanmayacaksiniz ama, buz pateni sahası varmis, Zeytinli'nin cehresi hizla gelismektedir.

Deniz, Akcay gibi soguk olmakla birlikte, tas ve denizkestanesi olmadigi icin Akcay'dan daha ck tercih edilmekteymis. Zeytinli için baska onemli bir etkinlik 2005 yazinda duzenlenmeye baslayan ve her yil tekrarlanması umulan rock festivaliymis (Zeytinli Rock Festivali). Bu etkinlikte, yerli rock gruplar yer aliyormus ve dinleyenlere ucuz ve kacirilmamasi gereken keyifli anlar sunuyormus.

Beldeye yakın olan Kızılkecili Koyu de gorulmesi gereken yerlerdenmis. Bu koyun yakininda, zeytinlikler, Degirmen piknik alanı, Pinarbasi, Sutuven Selalesi ve Hasanboguldu Goleti mutlaka gorulmesi gereken yerler olup, Sutuven cevresi Kaz Daglari Milli Parki'na bagli gozde bir dinlenme ve piknik yeridir.

Bu gezi sirasinda beni en ck uzen ve ciddi anlamda yaralayan bir konu da; 1937 yilinda kurulan Edremit Ilkokulu. 70'li yillarda egitim veren ama yenisi yapildigi icin, atil bir konuma gecen bu ilkokulu gordugumde icim acidi. Oldukca buyuk bir alan uzerine kurulmus bu okulun yerinde, soylenenlere gore eskiden bir kilisi varmis. Okulun az ilerisinde de papazin evi var zaten. Okul etrafinda gordugum kisilere, neden bu halde oldugunu sordugumda; "Pek ck kisi burayi alip, yapmak, bir sekidle islevsel bir hale getirmek istedi. Hatta Milli Egitiim'den en ufak bir para almadan, kendi cabalariyla yapmak istediler. Ama ne hikmsetse, Milli Egitim hicbir teklifi kabul etmemis..." Bina, yipranmis olmasina ragmen oldukca saglam gorunuyor. Temelinde, butun olarak Sedir Agaclari kullanilmis ve ciddi bir depremden bile etkilenmeyecek durumda imis. Ust katlara cikacak merdivenler yikilmis oldugundan bakamadim ama, sanirim 15 derslikli bir ilkokul. Ilce Milli Egitim Mudurlugu'ne telefon edip, bu bina hakkinda bilgi almayi dusunmuyor da degilim dogrusu. (Binayi gordugumde, aklima, Cunda Adasi'ndaki Despot Evi geldi. Orasi da, birileri ilgilenmezse, pek yakinda yikilacak. Orasi da beni uzen yerlerin basinda geliyor...)

Internette yaptigim arastirmalarda soyle bir bilgiye ulastim ve beni gercekten ck mutlu etti. Insallah, en kisa zamanda hayata gecirilir. Benzeri projeler gibi havada kalmaz...

"....Balıkesir'in Edremit ilçesine bağlı Zeytinli beldesinde 1937 yılında hizmete açılan ve yaklaşık 35 yıldır atıl halde bekleyen Zeytinli İlkokulu, tekrar eğitime kazandırılacak.
Zeytinli Belediye Başkanı Hasan Arslan, okulun bilim kampı yapılacağını söyledi. Kültür ve Turizm İl Müdür Abdullah Soykan ise TÜBİTAK'ın onarıma sıcak bakmadığını ve kaynak bulamadıklarını, bunun üzerine Başkan Arslan'ın girişimlerde bulunduğunu aktardı. Soykan, "Türkiye Ormancılar Derneği ile proje hazırlandı. Belediye meclisinin aldığı kararla tarihî bina, 25 yıllığına doğa okulu ve bilim kampı olarak kullanılmak üzere devredildi. Onarımı için Toyota sponsor oldu, yaklaşık 1 milyon lira maddi destekte bulunacak." dedi.

Projenin Edremit Belediye Meclisi'nden de geçtiği bilgisini veren İl Müdürü Soykan, "Valimiz Ahmet Turhan, özel ilgi gösteriyor. Burası eğitim kurumu olacak. Engelli çocuklar, avukatlar, hemşireler 9-10 günlük programlarla gelip doğayla ilgili her türlü bilgiyi alacak. Bütün yıl kullanılabilecek bir mekan. Toprak ve altın madenciliği konusunda bu kurumda eğitimler verilebilecek. Sit statüsünde olmadığı için sıkıntı yok, çok kısa sürede tamamlanabilir." diye konuştu.

Başkan Arslan da binanın tinerci mekanı olduğuna dikkat çekerek, "Bina, 1980'li yıllardan önce diğer okulun yapılmasıyla atıl hale geldi. Görüşmelerin ardından devri yapıldı. Daha önce 49 yıllığına kültür ve turizm işlerinde kullanmak üzere tahsis edilmişti ancak bunu gerçekleştiremedik. Restorasyon kapsamında bina yıkılmayacak. Para hazır olduktan sonra proje çok kısa sürede tamamlanır." dedi..." (http://www.sabah.com.tr/Egitim/2013/04/24/edremit-zeytinlideki-76-yillik-okul-bilim-kampi-olacak)

Belde icinde fazla Rum Evi yok. Olanlari da maalesef, bilincsizce onardiklari icin, Rum Evi ozelligini tamamen yitirmisler... Yazik... Bir sokaga girdim ve bu sokagin eskiden, Rumlarin Meyhaneler Sokagi olarak adlandirdigi bir yer oldugunu ogrendim. Ama maalesef, karakteristik Rum Mimarisine ait tek bir yapi goremedim.

Korfez Bolgesi'ne yolu dusenlerin, bu beldeyi ziyaret etmeleri ve mutlaka Kaz Daglari Milli Parki'na da gitmelerini siddetle tavsiye ediyorum. Parka giris ucreti 5 TL...

6. Artemis Hayalet Gemi (Cicek Adasi aciklari) : Bu gemi, yaklasik 10 sene once karaya oturmus. Kolombiya bandirali oldu...
13/11/2013

6. Artemis Hayalet Gemi (Cicek Adasi aciklari) :

Bu gemi, yaklasik 10 sene once karaya oturmus. Kolombiya bandirali oldugu soyleniyor. Gemi, icindeki multecilerle (aralarinda PKK'lilarinda bulundugu tahmin ediliyor) Istanbul’dan demir almis ve Canakkale uzerinden, Ayvalik’a gelmis. Cicek Adasi aciklarinda, kaptanin acemiligi sonrasinda, karaya oturmuş. Keza; bu mevkideki derinlik, beklenin aksine ck az. Ayrica Artemis’in; eski bir Rus mayin gemisi olduğgu ve 2. kaptanin da multeci kacirma isini planlayanlar tarafindan tehlikeli gorulerek olduruldugu de soylenmekte.

En son gorunumuyle, 3 direkli, ahsap bir yat olan Artemis, karaya oturunca, son yolculuğgunu yapmis oldu. Soylentilerden, gemiden cikarilan multecilerin bazilarinin, yolculuga dayanamayarak oldugu, sag kalanlarin da, acliktan olmek uzereyken bulunduğu anlasilmaktadir. Artemis, herhangi bir koruma saglanmadigi icin, karaya oturdugu yerde, civar halk tarafından yagmalanmis.

Gemiye; ancak ozel teknelerle gidilebiliyor. Dalgasız bir gunde geminin icersine girilebilir. Geminin yakinindaki, Cicek Adasi'na, ana karadan, Gumuslu eski zeytin fabrikasının bulundugu bolumden, bazen yuruyerek, bazen yuzerek deniz üzerinden ulasmak da mumkun.

Bir scubadiver olarak ben; geminin batirilmasindan yanayim. Zira; Ayvalik'ta dalis yapanlarin ekslikligini duydugu seylerden biri de batik. Gemi batilirsa; denizalti turizmine de buyuk bir katki saglar.

Artemis, su anda karaya oturdugu yerde, gelecekte basina gelecekleri, guzel adalarla süslenmişs deniz manzarasi esliginde, bir hayalet gemi gorunumu ile kaderini beklemekte…

5. Seytan Sofrasi : Ayvalik'in en guzel mevkilerinden biri olan Seytan Sofrasi, yerli ve yabanci tursitlerin, mutlaka ge...
13/11/2013

5. Seytan Sofrasi :

Ayvalik'in en guzel mevkilerinden biri olan Seytan Sofrasi, yerli ve yabanci tursitlerin, mutlaka geldikleri bir yer. Ayvalik'a gelip de, burayi gormeden donen, sanirim yoktur. Cunda Adasi'ndan, Ayvalik Sehir Merkezi'ne dogru, 30 dakikada bir sefer yapan, Belediye otobusleri ile, ya da; kendi arabanizla ya da taksi dolmuslar ile ulasabilirsiniz. Aslinda, bu guzergahta, goreceginiz ck yer var. Kendi aracinizla gidecek olursaniz, istediginiz yerde durup gezebilir, fotograf cekebilirsiniz. Ttaksi dolmuslar da, ulasim icin tercih edilebilir. Fiyati uygun ve araclar rahat. Kendi aracinizla giderken, yapacaginiz sey, Sarimsakli tabelasini takip etmek ve Seytan Sofrasi yol ayrimi tabelasini kacirmamak onemli. Yol ayrimindan girdikten sonra, agaclik bir bolgeden geciyorsunuz. Yavas gitmenizde fayda var. Zira etraf ck guzel.

Sarımsakli'ya dogru, yaklasik, 15 dakikalik yolculuk sonrasinda, (yol ayrimindan az ileride, sagda, agaclarin arasinda yer alan 20-25 sene oncelerde ck unlu olan Murat Reis Oteli'nin, terkedilmis halini gorunce uzulebilirsiniz. 22.150 m²’lik toplam alan uzerine, 7.850 m²’lik yapi alanina sahip Murat Reis Oteli, artik yeniden faaliyete gecmeyi bekler durumda, atil vaziyette. Dogus Grubu'nun aldigi soylentisi var. Yanlis hatirlamiyorsam, 1987-88 yillari arasinda barinda oturup, birseyler ictigimi ck iyi hatirliyorum. Insan, bunlari hatirladikca, gordugu manzara karsisinda bayagi uzuluyor) az once bahsettigim yol ayrimindaki Seytan Sofrasi tabelasini gorunce saga dondugunuzde, yaklasik 1 km.lik keyifli tirmanisin ardindan, Seytan Sofrasi'na varabilirsiniz.

Arabanizi park edip, park ucreti olan 5 TL.yi odedikten sonra, hafif meyilli bir yolu takip ederek, bu yolu kat ettiginize degecek bir yer ile karsilasacaksiniz. Hersey iyi, guzel. Ama buranin tek kotu tarafi, maalesef restaurant/cafenin uyguladigi fiyatlar. Normalde, sehirde yediginiz yemeklerin neredeyse 1.5-2 kati bir fiyat ile karsilasacaksiniz. Nedenini anlamis degilim. Boyle guzel bir yerde, bu kadar fazla ucretin odenmesi, bence gereksiz. Ucretleri dusuk tutup, daha ck musteri cekmek yerine, az musteri ile yetinmek, hangi akla hizmet, pek anlamiyorum dogrusu.

Seytan Sofrasi'na, genellikle, yaz mevsiminde ve havanin acik oldugu zamanlarda gidilmesi uygun olacaktir. Ne gormek istediginize karar verip; gunesin dogusunu ya da batisini izleyebilir, muhtesem fotograflar cekebilirsiniz. Karsilacaginiz manzaradan etkilenmemeniz, mumkun degil.

Meshur Seytan'in Ayak Izi, tepenin sol tarafinda kaliyor. Ayak Izi seklindeki kaya olusumunun etrafi, demir bir kafes ile cevrili. Ister, dilek diler, bozuk paranizi buraya atarsiniz, ister, tepenin etrafindaki, tel orgulere herhangi bir sey baglar, dileginizi o sekilde gerceklestirirsiniz. Sahsen ben; bunu tercih ettim. Her ne kadar boyle seylere inanmasam da; adetten olmus artik. Inanisa gore; adindan da anlasilacagi gibi, bu ayak izi Seytan'in. Diger ayak izinin de karsisindaki dagda oldugu soylenir. Tabii ki bunlar soylentiden ve efsaneden oteye gecmiyor.

4. Despot Evi : 30 senedir, Ayvalik ve Cunda Adasi'na geliyorum. Her geldigimde de, bu muhtesem ama bir o kadar da yikik...
26/10/2013

4. Despot Evi :

30 senedir, Ayvalik ve Cunda Adasi'na geliyorum. Her geldigimde de, bu muhtesem ama bir o kadar da yikik dokuk binayi gordukce icim sizliyor. Her hukumet, goreve geldiginde, burayi restore edecegini, turizme kazandiracagini soyler durur. En son, Ertugrul Gunay, Kultur ve Turizm Bakani iken gecen sene gelmisti buraya. Sozler, vaatler verdi, duzeltecegiz dedi. Ama bugune gelindi, ortada hala birsey yok. Ertugrul Gunay da yok :)

Bugun, yine bu binaya gittim. Daha yakindan gorme firsatim oldu. Ama maalesef, icine giremedim. Cunku, yuruyecek, ayak basacak bir doseme kalmamis. Cok uzuldum. 150 senelik tarih yatiyor burada. Yurtdisinda olsa, bu halde degil 150 sene, 15 sene bile birakmazlar buoyle bir tarihi eseri. AVM'lere harcayacak paralari bulanlar, nedense, boyle bir yapiyi kurtarmak icin caba sarfetmiyorlar. Ama; icimdeki umut hep canli. Olmeden once, bu binanin restore edilip, turizme kazandirlacagini gormek de en buyuk dilegim..

Binanin hikayesi kisaca soyle:

Despot Evi, sahildeki binayı inşa ettiren despot, Yunanistan’ın devlet oldugu gun Rum halkinin sevincten verdigi bagislardan çok para kazanmis. Ve o paralari, dogum yeri olan Yunda’ya (Alibey Adası) getirmis. Getirmis oldugu paralarin bir kismiyla sahildeki bu binayı insa ettirmis.

Despot Evi, sarimsak tasindan 1862 yılında insa edilmis. Despot, gelirken yaninda getirmis oldugu paralarla rahat bir yasam surdu. 1877 yili, Ocak ayinda, baskın yapan hirsizlar, Despot’u oldurup, bir rivayete gore, evde buldukları altin, gumus kupalarla 15.000 Osmanli lirasini da alarak kactilar.

Despot, butun sikistırmalara ragmen, adaya gelirken yaninda getirmiş oldugu altınların yerini soylememis. Olumunun ertesi gunu, büyük bir cenaze merasimiyle Taksiyarhis Kilisesi'nin apsisi disinda gomulmus. Despot’un olumunden sonra, Osmanli Devleti, Sine Kilisesi'nden, Despot Evi'ni satin alarak, Hukumet Binasi olarak kullanmaya baslamis.

1915 Rum baskinindan sonra, adaya gonderilen teftis heyeti, Yunda (Alibey Adası) ve Ayvalık halkinin baskina destek verdiklerini, Osmanlı Devleti'ne karsi isyan halinde olduklarını rapor edince Yunda (Alibey Adası) ve Ayvalık’taki Rumlar Susurluk iclerine gonderilmis. Osmanlı Devleti, dahili ve harici problemlerle ugrasirken, surgune gonderilenler, yavas yavas eski yerlerine donmeye baslamislar.1919 yilinda, Yunan ordusunun Izmir’e cikarma yapmasi ile surgundeki butun Rumlar kimseden musaade almadan eski yerlerine donmusler.

Yunanistan’ın Anadolu’ya hakim olacagini dusunen bolge Rumlari, Osmanli Devleti'nin mali olan Despot Evi, 1921 Eylu'lunde "Oksuz Yurdu" olarak kullanmaya baslamislar. Kurtulus Savasi'nin kazanilmasi ile Rumlar bolgeden ayrilinca, mubadeleyle gelen Türkler, ayni binayı, hem ilkokul hem de Oksuz Yurdu olarak kullanmaya baslamislar.

1980 yilinda, Oksuz Yurdu, yeni binasına tasininca, Despot Evi kullanılmamaya baslanmis. Kapilarinin kapatilmis olmasına ragmen, yangın merdiveninin kaldirilmamis olmasi cocuklarin ve hirsizlarin iceriye girerek tahrip etmelerine yol acmis.

Restorasyonu ile ilgili haber de su sekilde : 23.07.2013

http://www.haber7.com/mimari/haber/1053391-despotun-evi-icin-son-soz-bakanlar-kurulunda

GUNCELLEME... Ne yazik ki bu guzel, tarihi bina, artik otel oldu. Cogu seyi koruyamadigimiz gibi, bir tarih de boyle yok oldu... 😢

3. Taksiyarhis Kilisesi : Ayvalık merkezde, Ismet Pasa Mahallesi'ndedir. Kilise duvarında yer alan bir kitabeden, 1844 y...
24/10/2013

3. Taksiyarhis Kilisesi :

Ayvalık merkezde, Ismet Pasa Mahallesi'ndedir. Kilise duvarında yer alan bir kitabeden, 1844 yılında yapildigi anlasilmaktadir.

Egimli bir tepenin, düzlestirilip, dolgu yapilmasi ile yola gore, biraz daha yuksek bir alan üzerine insa edilmistir. Kilisenin toplam alanı 1200 m². dir. Kilise, 500 m²’lik alan uzerine insa edilmistir. Kilisenin yüksekligi 16m., can kulesinin yüksekligi ise 30 m. dir. Kilisenin disaridan boyu 22.00 m, eni ise 12.75m.’dir.

Uzun zaman gecmis burayi ziyaret edeli. Simdiki durumu bayagi guzel. Restore edilmis ve halkin ziyaretine acik. Muze olarak kullaniliyor ve giris ucreti ise 5 TL. Cogu insanin burada ayin yapildigini saniyor olmasinin aksine, ozel ya da grup olarak ayin yapilmiyor, yasak.

Burada bulunan can, II. Dunya Savasi yillarinda yerinden cikartilarak, halka haber vermesi için kullanilmis. Daha sonralari bu canin, dunyanın en buyu cani oldugu ortaya cikmis. Bir rivayete gore, bu can, gunumuzde, Almanya'nin baskenti Berlin'de bulunan, Bergama (Pergamon) Muzesi'nde sergilenmekte, baska bir rivayete gore de çan, Midilli'de bulunmaktadir.

Taksiyarhis Kilisesi, uzun yillar Tekel deposu olarak kullanilmis, daha sonra Anitlar Yuksek Kurulu karari ile bosaltilarak, koruma altina alinmistir. Her ne kadar dogal ve insani tahribata ugramis olsa da, ilcede en iyi korunmus kilise Taksiyarhis Kilisesi'dir.

2. Kite Zone (Kite Surf aktivitesi yapilan, Batik gemi Artemis'in karsisindaki burun)...Bu mekan, daha onceki yillarda, ...
22/10/2013

2. Kite Zone (Kite Surf aktivitesi yapilan, Batik gemi Artemis'in karsisindaki burun)...

Bu mekan, daha onceki yillarda, gece kulubu / disco olarak hizmet vermis, ancak, beklenen ilgiyi goremeyince, kapanmisti. Mekani, Kite Surf icin kiralayan Kenan Bey, bence, Ayvalik'ta yapilacak en guzel islerden birini basardi. Keza; kite surf, wind surf vb... aktivitlerin, genellikle Alacati'da yapildigi bilinir ve herkes oraya gider. Ama, boyle bir dusunceyi hayata gecirmesiyle, Ayvalik'in da, bu sporlar icin bicilmis kaftan oldugunu gostermis oldu. Agustos ortalari, Eylul basina kadar burada esen ruzgar, bu sporun yapilmasina buyuk olanak sagliyor.

Ozel, 2'li, 4'lu ve daha ck kisili gruplara kite surf dersi veriliyor. Kite surf malzemeleri kiralanabiliyor. Kendi malzemeniz varsa getirebiliyorsunuz. Minik bir cafesi var. Cok cesitli olmasa da, icecek ve yiyecekler mevcut. Zaman gectikce, bu durumu daha iyilestireceklerini dusunuyorum. Zira; Turk turistlerin yani sira, yabanci turistler de buraya akin etmis durumda...

1. Gumuslu Eski Zeytinyagi Fabrikasi (Gumuslu Burnu) : Uzun yillardir, gordugum, onunden gectigim bu fabrikanin fotograf...
22/10/2013

1. Gumuslu Eski Zeytinyagi Fabrikasi (Gumuslu Burnu) :

Uzun yillardir, gordugum, onunden gectigim bu fabrikanin fotograflarini, bugun cekmek nasip oldu. Aslinda, ck firsat gecti elime ama, nedense, iceeri girmeye bazen usendim, belki biraz da korktum. Cunku, mekan, oldukca buyuk, terkedilmis ve cogu yeri de, yikilmis ya da yikilacak durumda. Yikintilarin icinde, kim ya da kimlerin de oldugunu bilmedigim icin pek duzunmuyordum girmeyi. Ama madem bugun boyle guzel bir tura cikmistim, neden olmasin diyerek, attim kendimi iceri.

Aslinda Gumuslu Zeytinyagi Fabrikasi diye biliniyormus. Bir rivayete gore de, ogle yemegi borusu caldiginda, taaaa Midilli'den duyulur ve Yunanlilar buna ck sinir olurmus...

Aslinda, yillar once, fabrikanin hikayesini duymustum. Ancak, malum yas ilerliyor, ck fazla sey kalmadi aklimda. Yarin tekrar gitmeyi ve koy muhtarindan gerekli bilgileri almayi istiyorum. Burada da paylasmak en buyuk istegim zaten.

Bu tur mekanlar, baskalarinin (tabiri caiz ise gavurlarin) elinde olsa, mutlaka bir amaca hizmet etmek icin restore ederler, bir sekilde kullanirlardi. Gonul ister ki; muze olsun ama boyle bir bolge ve ilcede imkansiz. Otel, motel, restaurant olarak isletilebilir. Ama ciddi para ister diye dusunuyorum. Belki de kimsenin aklina gelmiyor ya da satan yok. Kultur Varliklarini Koruma Mudurlugu ve Anitlar Yuksek Kurulu, Cevre ve Orman Bakanligi, ne bileyim, baska ilgili birimlerle iletisime gecilse, ulke ekonomisine ya da kulturune kazandirilsa, hos olmaz mi? Bence olur da, kim yapacak, ilgilenecek... KOC, BOYNER, KOMILI, SABANCI burayi mutlaka gormustur diye dusunuyorum.

Iyi seyirler....

NOT : Fabrika satilik ve $7.500.000 imis. (Parasizligin gozu kor olsun 😀😀)

[ http://www.sahibinden.com/ilan/emlak-isyeri-satilik-ayvalikta-satilik-denize-sifir-fabrika-ve-arazisi-131139599/detay]

Guncel bilgi :

Aile; zeytin ve zeytinyagi isletmeciliginde mubadele oncesine dayanan bir geçmise sahiptir. Isletme, mubadele ile Yunanistan, (Selanik)’dan Turkiye’ye tasinan kahyalık geleneğinin zeytin sevgisi ile bütünleserek yasam bicimini, felsefesini ve kulturunu olusturmus geleneksel yontemleri modern tekniklerle birlestirmis bir kurulustur. Mubadele sonrası Ali Pasa’nin istegiyle Ulu Önder Atatürk’ün bilgi ve emirleri doğrultusunda AYVALIK ile GÖMEÇ ilçe sınırları arasında yer alan Kaz Dağları’nın tam karşısı olan Kuzey rüzgarlarının (Poyraz) yoğun estiği GÜMÜŞLÜ denilen yöreye yerleştirilmiştir.

Çünkü, bu yörenin zeytin ve zeytinyağındaki aromatik yapı, renk, koku ve akıcılık gibi üstün özellikleri tarih boyunca bilinmekteydi. Kuzey Ege bölümünün bu yöresinde iklim ve toprak yapısının özelliğinden dolayı zeytin ve zeytinyağının içerisinde bulunan insan sağlığı ile yakından ilgili değişik tat, koku, vitamin ve mineraller bakımından oldukça zengindir. Asit ve peroksit oranı oldukçe düşük, doymamış yağ oranı ise yüksektir. Bunun içindir ki Gümüşlü yöresine ilk fabrika Yıunan asıllı Kahya Kosta’nın önerisiyle işveren ve mal sahibi Angel tarafından sanayii devriminden sonra 18. Yy. Ortalarında kurulmuştur.Cumhuriyet ile birlikte bölgenin en büyük zeytin, zeytinyağı, sabunhane ve prina fabrikası kurulmuştur (Fotoğraflar Ceynur KARAGÖZOĞLU’nun arşivinden alınmıştır.)

Ardından da, Gömeç’te, Sanayii Bakanlığı’nın tescilli ilk (ZEYTİN USARHANESİ) Mengene olarak Sulu Baskı Zeytinyağı Fabrikası kurulmuştur. 1954 yılında da 60 BB. gücündeki buhar makinasıyla günde 60 ton sıkım kapasitesine ulaşmıştır. Ayrıca ürettiği pirinayı da yakarak kendi enerjisini yine kendisi üretmiştir. Bu üretim makina ve araçları halen İstanbul’da özel bir sanayii müzesinde sergilenmektedir.

İbrahim ÇOLAK ailenin 3. Kuşak temsilcisi olup 25 yıllık öğretmen ve eğitim yöneticisi olmanın getirdiği devlet terbiyesiyle zeytincilikteki yaşam biçimini ve kültürünü bütünleştirerek ailesel ve tarihsel özellikleri olan yörenin adıyla GÜMÜŞLÜ markasını zeytin ve zeytinyağında insan sağlığına sunmayı ve bir vizyon haline getirmeyi amaçlamıştır.

http://www.gumuslu.com.tr/

Address

Ayvalik
Ayvalık
10400

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Ayvalik ve Cevresinde Gorulecek Yerler posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share