27/08/2025
BELÇİKA ÜÇLEMESİ
Brüksel /Brugge /Ghent
Nasıl anlatsam, nereden başlasam, Brugge’un şirin sokaklarında mı kaybolsam, çikolatanın büyüsüne mi kapılsam, Ghent’in lezzetlerinden ve tarihi dokusundan mı bahsetsem, yoksa Brüksel’in merkezindeki onlarca müzeden mi söz etsem.
Hadi müzelere öncelik verelim, müzeler şehri Belçika’nın başkenti Brüksel’den başlayalım. Sadece Grand Place Meydanı çevresindeki bir avuç alanda onlarca müzeden bahsedebilirim size. Royal Museums of Fine Arts of Belgium, Illusion Brussels, Doğal Bilimler Müzesi, Müzik Aletleri Müzesi, Comics Figurines Museum, Choco-Story Brussels, Art and History Museum, Belgian Chocolate Village Museum bu müzelerden bazıları.
Eğer Grand Place diye adlandırılan muhteşem tarihi bitişik nizam binalarla çevrelenmiş gecesi ayrı, gündüzü ayrı güzel ve hareketli meydana yakın bir yerde konaklıyorsanız çok şanslısınız.Tren istasyonu dahil herşey ayağınızın altında demektir. Belçikanın binbir çeşit birasını yine bu ülkeye özgü soslarla lezzetlendirilmiş patates kızartması eşliğinde yudumlayabilir, waffel cennetinde tatlıya doyabilirsiniz.Ama çok da doymayın çünkü onlarca çikolata markasından hangisini seçeceğinize karar verebilmek için midenizde yer bırakın, sonra demedi demeyin, şeker komasına girmeyin.
Ghent, Brüksele trenle 30 dakika, arabayla 45 dakika uzaklıkta ortaçağdan kalma tarihi bir şehir. Çok şirin sokakları, en büyük iki kilisesi ve Dünya Mirası Listesindeki 91 metre yüksekliğinde Çan kulesinin olduğu, etrafında güzel cafe ve restoranların bulunduğu geniş meydanı ve Gravensteen Kalesi ile görülmeye değer bir yerleşim merkezi.
Size yeme içme konusunda iki nokta atış yapmak istiyorum bu şehirde. Biri rezervasyonsuz gitmemenizi önereceğim De Gekroonde Hoofden Restoran (kaburga dolması için gideceksiniz); diğeri bu restorana gitmeden önce aperatif almak için uğrayacağınız minicik shut dükkanı, ‘t Dreupelkot.
Ghent’de yaşayan bir yakınımdan aldığım bu çok özel bilgilere bir yenisini ekliyorum ve Ghent’te şehir merkezindeki eski bir palastan bahsetmek istiyorum. Hotel d'Hane-Steenhuyse .Cuma ve Cumartesi 14:00 - 16:00 arasi acik ve ücretsiz ziyaret edilebilen bu tarihi binada, 1911 Nobel Edebiyat ödüllü Belçikalı yazar Maurice Maeterlinck’in yaşamış olduğu evine rastlayacaksınız ve tarih kokan eşyalarıyla bu eve bayılacaksınız.
Gelelimmmm büyülü Brugge’a. Belçika’ya gitmekteki sebebim diyebileceğim bu güzel ve özel şehir bize çok cömert davrandı ve gittiğimiz gün faşing niteliğindeki bir sokak festivali bizi karşıladı. Rengarenk giysileriyle şehrin insanları süslü püslü arabalarda, kamyonlarda resmi geçit yaptılar çalgılı, çengili. Danslarıyla coştular, coşturdular.Çocuklara şekerler dağıttılar. Saatlerce süren bu eğlenceyi, Brugge Arp Müzesindeki tarihi kronolojiye göre sırasıyla çalınan arplarla yapılan mini arp dinletisi taçlandırdı.
Leonidas çikolatacısından aldığımız çikolatalarla kahve keyifleri yaptığımız, arada açlığımızı Biscoff bisküvisiyle yatıştırdığımız bu 3 şehir bizi sardı sarmaladı, belleğimizdeki güzel anlara, anılara bir yenisini kattı, yüzümüzü gülümsetti, huzur verdi. Gidin, görün, keşfedin derim❤️
Arzu Özkaner Özkuş