Gezi Dostları - Arzu Özkuş

Gezi Dostları - Arzu Özkuş Gezi dostları-Arzu Özkuş Blog adresi
https://plus.google.com/107097129166602118128/posts

Gezdiğim gördüğüm yerleri,mekanları,sergileri,sanatsal etkinlikleri ,sağlık,doğa, tarım ve bitkilerle ilgili bilgileri paylaşmak amacıyla kurduğum bir blogdur.

29/03/2026

DİREN KÜBA
“Yoksula gülmedim, zenginliğe özenmedim, faşistleri sevmedim, ezilenleri dövmedim, ben devrimci doğdum, devrimci öleceğim” diyen Che Guevara’ya yazılan “Comandate Che Guevara” şarkısını söylemeyen; baskıya, adaletsizliğe ve işgale karşı söylenen “Bella Ciao/Çav Bella”’ya eşlik etmeyen var mıdır hayatında?
Söyleyinnnn, daha yüksek sesle haykırınnnnn, insanlık dışı bir şekilde işgal edilmek istenen tüm ülkeler, öldürülen masumlar, zulmedilen halklar ve işgal sırası gelen Küba için…
Küba seyahatimde elektrik ve su kesintileriyle, ilaç ve sağlık malzemesi yetersizliğiyle, ulaşım kısıtıyla, son can damarları olan turizmin de kesilmesiyle, açlıkla ve yoksullukla köşeye sıkıştırılmaya çalışılan bu ülkede, insanın insana ettiği zulmü kendi gözlerimle gördüm, iliklerime kadar hissettim ve insanlığımdan utandım.
Arzu Özkaner ÖZKUŞ

23/01/2026

Bir çok doğaseverin derin özlemi, bu gezegenin efendileri OLMAMAKTIR. Çevre yıkımı ile ilgili günlük haberler ve iklim değişikliğine dair kıyamet açıklamaları bizi diğer canlılardan o kadar acımasızca üstün gösteriyor ki ekosistemimizin diğer tüm sakinleri ile olan bağımız ve ortaklığımızın kopmuş olduğunu hissettiriyor. Bu acı vericidir ve yalnızca doğa üzerindeki etkilerinden dolayı da değil.
Nihayetinde tüm türlerin kendine özel becerileri vardır. Her biri kendi ekolojik nişinde hayatta kalabilmek için tam olarak ihtiyaç duyduğu yetilere sahiptir. Bu yüzden diğer canlılarla aramızda kıyaslama yapmak mantıklı değildir, çünkü bu açıdan baktığımızda kimse daha iyi ya da daha kötü değildir.
Biz insanlar büyük bir topluluğun parçasıyız ve yaşam alanlarımızı tam olarak kavramımızı ve onun tadını çıkarmamızı sağlayan mükemmel duyu organlarıyla donatılmış durumdayız. Bu duyular aynı zamanda diğer türleri tüm yetileri ile tanımamızı ve böylece onlarla empati kurmamızı ve saygıyı güçlendirmemizi sağlıyor. Doğa ile aramızdaki bağ kopmuyor, hiçbir zaman da kopmamıştı, yalnızca bir süreliğine onu görmezden geldik, aslında biz de doğaya dahildik.
Çevre ve doğayı korumayla, yalnızca görünürde kimine göre önemsiz böcekleri ya da kuş türlerinin neslini tükenmekten kurtarmak için uğraşmakla kalmıyoruz. Dünyanın ekosistemini korumaya destek olan her önlemle, aynı zamanda kendimizi ve yaşam kalitemizi de korumuş oluyoruz, çünkü biz de o bütünün ayrılmaz bir parçasıyız. Doğayı korumak aslında kelimenin tam anlamıyla öz bakımdır ve öyle de olmalıdır. Çünkü doğa ve biz ayrılmaz bir BÜTÜNÜZ.

UÇAKTA…Uçaklar gökyüzünde sükunetle ilerleyebilmek için tonlarca ağırlığı bedeninde taşımak ve atmosferin alçak katmanla...
25/10/2025

UÇAKTA…
Uçaklar gökyüzünde sükunetle ilerleyebilmek için tonlarca ağırlığı bedeninde taşımak ve atmosferin alçak katmanlarındaki kaosla mücadele etmek zorundadır. Uçağın hızla havalanışı, iç dünyamızdaki bir dönüşümü simgeler kimi zaman. Uçak kalkış sırasında nasıl bir güç sergiliyorsa, biz de kendi yaşamlarımız da benzer bir güçle hareket edebileceğimizi, bir şeyleri gerçekten değiştirebileceğimizi, bize sıkıntı veren dertleri bir gün uçup aşabileceğimizi hayal ederiz. Tepeden bakmak, her gün karşılaştığımız manzaraya bir düzen ve mantık kazandırır; yolların tam dağ yamaçların eşiğinde kıvrıldığını, ırmakların yollar çizerek göllerle buluştuğunu, elektrik santrallerinden şehirlere kadar sıra sıra elektrik direkleri olduğunu fark ediverir insan; şehirdeyken çok plansız çizildiğini düşündüğümüz caddelerin yukarıdan bakıldığında çok ince düşünülmüş ızgaralara benzediği anlaşılır. Uçaktan aşağıya bakan göz, tıpkı yabancı bir dilde yazılmış bir kitabı deşifre eder gibi, önceden bildikleri ile o anda gördüklerini eşleştirmeye çalışır. Karşımızda, daha önce hiç görmediğimiz bir dünya vardır şahinlerin ve martıların gördüğü haliyle dünya. Yukarıda bulutlar vardır ama kimse uçaktaki bulut manzaralarından yeterince bahsetmemiştir. Hiç kimse okyanusun üzerinden geçerken gördüğümüz o bembeyaz ve koskocaman pamuk helvasını andıran bulutlara hak ettikleri önemi vermez. Resimlerdeki ya da yeryüzündeki bulutlar, altı düz, ovalimsi kütleler biçimdedir; ama yukarıdan bakıldığında traş köpüğü, tüy, pamuk yığınıymış gibi görünür göze. Buradan bakıldığında bulutların kolayca buharlaşabilir, dağılabilir varlıklar olduğu daha iyi anlaşılır; buharla olan akrabalıkları artık aşikardır. Sanki gökyüzünde az evvel bir şey infilak etmiştir, sanki bulutlar her an değişim halindedir. Üzerlerinde durmanın imkansız oluşu insana inanılmaz gelir. Bulutlar bizi sükunete davet eder.
Aşağımızda dostlar, düşmanlar, kederler ve korkular kol gezer, fakat onlar yeryüzü üzerindeki minicik tırnak izlerinden ibarettir artık. Bunun böyle olduğunu zaten biliriz ama yine de uçakta oturmuş başımızı pencerenin soğuk camına dayamışken, bu gerçeklik daha bir gerçekmiş gibi gelir bize. Bir de bu kadar yüksekten bakıldığında yaşamımızın ne kadar küçük olduğu gelir aklımıza. Uçak bu derin felsefenin öğretmenidir.
Bulutları severim… Geçip giden bulutları… Orada işte… Oradan geçip giden… O güzelim bulutları!
Charles Baudelaire
Seyahat Sanatı/Alain de Botton kitabından alıntıdır.

04/09/2025
NEDEN SEYAHAT EDERİZ🚂✈️⛵️🚢🛟 🚲Bizi alıştığımız ikamet yerini bırakıp gitmeye iten nedir? Ortam değişikliği, başka kıyılar...
01/09/2025

NEDEN SEYAHAT EDERİZ🚂✈️⛵️🚢🛟

🚲Bizi alıştığımız ikamet yerini bırakıp gitmeye iten nedir? Ortam değişikliği, başka kıyılar, başka dünyalar keşfetme hevesi. Başka yerlere, bizimkinden başka kültürlere nüfuz etme isteği. Gündelik hayatı unutma, günlerin tekdüzelliğinden kopma arzusu. İşte yola çıkma arzumuzu kamçılayan özlemler bunlar. Her yolculuk bizi biraz değiştirir. Dünyaya farklı gözlerle bakmaya sevk eder. Kendi içine kapanmaya, dışlamaya, yabancıdan korkmaya ya da nefret etmeye karşı bir devadır. Bir yolculuktan asla aynı dönmeyiz. Orada bir parçamızı bırakır, buraya pek çok şey getiririz. Yeni ufuklar bizi büyütür, bize daha geniş bir tuval ve yüzey bahşeder. Başkalarıyla karşılaşmak, kendimizi bizi çevreleyen her şeye açmanın imkanını sunar. Yeni yaşam tarzlarına, yeni ortamlara, yeni insanlara. Yolculuk bize en çok da kendimiz hakkında bir şeyler öğretir; nelere dayanabileceğimizi, uykusuzluğa, rahatsız koşullara ne kadar tahammül edebileceğimizi, şartlara ne ölçüde uyum sağlayabileceğimizi gösterir. Dünyanın bir ucunda saat farkının yarattığı uyumsuzluk, yorgunluk, maskeleri düşürür. Kendini açığa vurmanın en iyi yoludur seyahat. Ve belki de seyahat ederek işte bunu ararız: hakikatimizin ne olduğunu öğrenmeyi ( Kuşların Felsefesi / Phillippe Dubois&Elise Rousseau ) kitabından alıntıdır

27/08/2025

Gezmeyi, keşfetmeyi seviyorsanız veya gündemden biraz olsun uzaklaşmak istiyorsanız sizi İnstagram’daki sayfamı beğenmeye ve takip etmeye davet ediyorum.Teşekkürler🌸

134 Followers, 23 Following, 4 Posts - See Instagram photos and videos from ()

BELÇİKA ÜÇLEMESİ Brüksel /Brugge /GhentNasıl anlatsam, nereden başlasam, Brugge’un şirin sokaklarında mı kaybolsam, çiko...
27/08/2025

BELÇİKA ÜÇLEMESİ
Brüksel /Brugge /Ghent

Nasıl anlatsam, nereden başlasam, Brugge’un şirin sokaklarında mı kaybolsam, çikolatanın büyüsüne mi kapılsam, Ghent’in lezzetlerinden ve tarihi dokusundan mı bahsetsem, yoksa Brüksel’in merkezindeki onlarca müzeden mi söz etsem.
Hadi müzelere öncelik verelim, müzeler şehri Belçika’nın başkenti Brüksel’den başlayalım. Sadece Grand Place Meydanı çevresindeki bir avuç alanda onlarca müzeden bahsedebilirim size. Royal Museums of Fine Arts of Belgium, Illusion Brussels, Doğal Bilimler Müzesi, Müzik Aletleri Müzesi, Comics Figurines Museum, Choco-Story Brussels, Art and History Museum, Belgian Chocolate Village Museum bu müzelerden bazıları.
Eğer Grand Place diye adlandırılan muhteşem tarihi bitişik nizam binalarla çevrelenmiş gecesi ayrı, gündüzü ayrı güzel ve hareketli meydana yakın bir yerde konaklıyorsanız çok şanslısınız.Tren istasyonu dahil herşey ayağınızın altında demektir. Belçikanın binbir çeşit birasını yine bu ülkeye özgü soslarla lezzetlendirilmiş patates kızartması eşliğinde yudumlayabilir, waffel cennetinde tatlıya doyabilirsiniz.Ama çok da doymayın çünkü onlarca çikolata markasından hangisini seçeceğinize karar verebilmek için midenizde yer bırakın, sonra demedi demeyin, şeker komasına girmeyin.
Ghent, Brüksele trenle 30 dakika, arabayla 45 dakika uzaklıkta ortaçağdan kalma tarihi bir şehir. Çok şirin sokakları, en büyük iki kilisesi ve Dünya Mirası Listesindeki 91 metre yüksekliğinde Çan kulesinin olduğu, etrafında güzel cafe ve restoranların bulunduğu geniş meydanı ve Gravensteen Kalesi ile görülmeye değer bir yerleşim merkezi.
Size yeme içme konusunda iki nokta atış yapmak istiyorum bu şehirde. Biri rezervasyonsuz gitmemenizi önereceğim De Gekroonde Hoofden Restoran (kaburga dolması için gideceksiniz); diğeri bu restorana gitmeden önce aperatif almak için uğrayacağınız minicik shut dükkanı, ‘t Dreupelkot.
Ghent’de yaşayan bir yakınımdan aldığım bu çok özel bilgilere bir yenisini ekliyorum ve Ghent’te şehir merkezindeki eski bir palastan bahsetmek istiyorum. Hotel d'Hane-Steenhuyse .Cuma ve Cumartesi 14:00 - 16:00 arasi acik ve ücretsiz ziyaret edilebilen bu tarihi binada, 1911 Nobel Edebiyat ödüllü Belçikalı yazar Maurice Maeterlinck’in yaşamış olduğu evine rastlayacaksınız ve tarih kokan eşyalarıyla bu eve bayılacaksınız.
Gelelimmmm büyülü Brugge’a. Belçika’ya gitmekteki sebebim diyebileceğim bu güzel ve özel şehir bize çok cömert davrandı ve gittiğimiz gün faşing niteliğindeki bir sokak festivali bizi karşıladı. Rengarenk giysileriyle şehrin insanları süslü püslü arabalarda, kamyonlarda resmi geçit yaptılar çalgılı, çengili. Danslarıyla coştular, coşturdular.Çocuklara şekerler dağıttılar. Saatlerce süren bu eğlenceyi, Brugge Arp Müzesindeki tarihi kronolojiye göre sırasıyla çalınan arplarla yapılan mini arp dinletisi taçlandırdı.
Leonidas çikolatacısından aldığımız çikolatalarla kahve keyifleri yaptığımız, arada açlığımızı Biscoff bisküvisiyle yatıştırdığımız bu 3 şehir bizi sardı sarmaladı, belleğimizdeki güzel anlara, anılara bir yenisini kattı, yüzümüzü gülümsetti, huzur verdi. Gidin, görün, keşfedin derim❤️
Arzu Özkaner Özkuş

Address

Basak

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Gezi Dostları - Arzu Özkuş posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share