10/06/2015
GABAN YOLCULUĞU BAŞLADI!
Canım annem, yeri gelince Eğin’de doğup büyüdüğüm eve alınan buzdolabının benimle yaşıt olduğunu hatırlatır, annelerin yemekleri ve anekdotları ile şaka olmaz malum, evdeki buzdolabı ile yaşıt olmak önemlidir. Selçuk Bey (Selçuk ÖRNEKÇİ), benden bir tanıtım yazısı istediğinde, evden (Eğin’de ve İstanbul’da) kendimi bildim bileli eksik olmayan ÖZDEN Gazetesi ile de yaşıt olduğumuzu fark ettim. Eğin’e geldiğimden beri taşlar yerine oturuyor bir bir; Her farkındalığa, daha önce dikkat etmediğim her ayrıntıya seviniyorum. Yıllarca Özden Gazetesi’nde yayınlanan sağlıkla - alternatif tıpla - Egin ile ilgili ve daha çok babam Mahmut Efe’nin arşivlemek istediği konulardaki yazı dizilerini, faydalı bilgileri kesip sakladık; Kitaplığımızda her zaman Abdülkadir DURU kitapları yer aldı; “Bütün yapmak istediğim, insanların zihinsel tabulardan kurtulup kendi yeteneklerini keşfetmesi ve bunu hayata geçirmekte tereddüt etmemesidir. Çünkü Türk insanının tek zaafı kulağından yönetilmesi, tek eksiği de iş – ürün sahibi olmayı bilmemesi, ekonomik oyunlara gelmesidir…” felsefesini saygıyla yadediyorum, 80’li yıllardaki ileri görüşlülüğü ile yaptırdığı Özden Tesislerini ve orada katıldığım okul aktivitelerini hiç unutmuyorum… Meşhur “… Eğin’den adam çıkar!” sözünü hatırlıyorum, minnet duyuyorum ve burada olduğuma yeniden seviniyorum, annem de seviniyor!
Özden Gazetesi ile aynı yıl, Kemaliye (Egin)’de doğdum. Sevgili büyükbabam Osman Efe, beni nüfusa yazdırırken, İran Şahı Pehlevi’nin eşine atıfla ilk adımın Ferah olmasını istemiş, ilkokulda şaşkınlık yaşamama sebep olsa da hayatım boyunca iki değişik ve güzel isme sahip olmayı sevdim. Liseyi bitirdiğim yıl, çocukluk ve ilk gençlik yıllarındaki tek hayalim gerçekleşti; Üniversite gerekçesine sığınarak memleketimden kaçtım! O kadar kaçtım ki, tatil için gelmeyi bile 27 yıl boyunca düşünmedim. Şimdilerde tanık olduğum gibi, ilköğretimden sonra büyük şehirlere okumaya gidip, duramayıp dönen çocukların şanslı ve benden daha akıllı olduklarını düşünüyorum.
Geçtiğimiz yaz, ailemin ve uzun yıllarca tanışmadığım sevgili akrabalarımın ısrarları ile tatil için Eğin’e geldiğimde farkettim ki, rüyalarımda doğduğum evden başka mekan görmemiştim, bu ev beni büyüledi, bırakmadı. Nerede olursa olsun, küçük dağlar hep çağırdı beni, dağlar -adeta oksimoron etki ile- geçit bırakmadığı dar alanların, mümkün olan en fazla özgürlükle dolu olduğunu anlattı, Eğin’e yerleşme sürecindeki gidişlerimde isteksiz kıraç bakışını takındı, dönüşlerimde ferahlık hissettim. Pek çok yerde gördüğüm virajlı, toprak ya da stabilize, kenarında uçurumlar yükselen, çoğunlukla bozuk yollarda araba kullanmayı neden sevdiğimi hatırladım. Geldiğimden bu yana, her biri ile 3-5 kez tanıştığım güleç insanların ve şehirde yokluğunun pek de farkında olmadığım mahalle kültürünün cazibesine kapıldım… Artık dönemezdim!
1987’de sığındığım Ankara Üniversitesi - Fen Fakültesi - Kimya Mühendisliği, 1995’den 2015’e dek yaşadığım İstanbul, hep Egin’de yaşamışım gibi uzaklarda kaldı. İstanbul’da yaşadığım 20 yıl boyunca özel sektörde (gıda-kozmetik-ilaç-medikal sektörleri) Kimya Mühendisliği, Tıbbi Satış Mümessilliği ve Satış Müdürlüğü görevlerini yürüttüm, son olarak 2005-2012 yıllarında kendi firmamı kurarak, Reklam Ajansı Faaliyetleri ve Proje Koordinatörlüğü işini yürüttüm.
Egin’de yaşamak, şehrin içinde yaşarken fark edilmeyen tüm stres ve yorgunluklardan arınmaktan öte, göze, kalbe ve akıla uygun mutlu bir hayat demek. Kendime ve ilçede yaşayan halka faydalı olacak turizm sektörünü seçtim ve başladım.
Başlama aşamasında, İKRAM ve EKREM TURİZM’in sahibi, baba dostu, aklına ve kalbine hayranlık duyduğum Sayın Ekrem ÖZKAYMAZ’ın teşvik ve destekleri ile Eğin’de ticari hayatına başlayan GABAN TURİZM’in altyapısı oluştu. Ekrem Bey, her zaman olduğu gibi, güler yüzü, sağ duyusu ve ileri görüşlülüğü ile bana bir hedef çizdi, sayesinde Türkiye’nin önder kuruluşlarından olan İKRAM ve EKREM TURİZM’in Eğin Temsilcisi oldum. GABAN’ın kelime anlamı, Eğin’de çok bilinmekle beraber, geçmişte yaşamış bir medeniyet olan Türk-Ermeni-Rum ortak kültürünün varettiği, “taş arasındaki yol, geçit” demektir. Duvar ve taş ustalarının, basamak ve duvarlar ile kullanışlı hale getirdiği yürüme ve taşıma yollarını ifade eder. Değişik kaynaklara göre, Eğin’de 8 ile 12 adet arasında yapılmış (Cici Gaban, Pısik Gabanı, Şırzı Gabanı, Egin gabanı…) ve halen yürüyüş yolu olarak kullanılan gabanların, bana ilham vermekle beraber, yaşamasını – korunmasını ve Egin’de başlayan GABAN TOUR yolculuğunun hayırlı olmasını diliyorum.
GABAN’ın faaliyet alanları :
“Hac, Umre Organizasyonu” ve “Doğa, Kültür Turizmi” dir. Bu iki kapsamda ve eş zamanlı olarak Eğin’den dışarıya ve yurt içi – yurt dışı olmak üzere dışarıdan Eğin’e turlar düzenlemek, özellikle çocukların ve gençlerin kültürel varlıkları yaşatmak için ihtiyaç duyduğu her tür aktiviteyi gerçekleştirmektir.
GABAN’ın misyonu:
Doğa ve kültürel kaynakların, dünyanın her yerinde olduğu gibi ve özellikle Kemaliye (Egin)’de anlaşılması ve korunması gereği bilinci ile hareket ediyoruz; Çocukların ve gençlerin çevreyi ve kültürel varlıkları sevmek - yaşamak konusunda daha fazla etkinliğe ihtiyacı olduğuna inanıyoruz; İş ortaklığı yaptığımız, yerel düzeydeki küçük ve orta ölçekli firmalarla birlikte “ekoturizm”in memleketimizi kalkındıracağının farkındayız. İlçemizde halen doğallığı ve orijinalliği saklı olan tüm doğa - kültür varlıklarına duyarlı, ziyaretçi etkisi zararsız, çevreye ve yerel halka kalıcı sosyo-ekonomik fayda sağlayan turizm faaliyetleri planlıyoruz.
GABAN’ın vizyonu:
Yerelden evrensele ilerlemek! Kemaliye (Egin)’den başlayan yolculuğumuz boyunca, dünyanın çeşitli yerlerinde, “sürdürülebilir ekoturizm” uygulamalarını gelenekselleştirmek. Ekoturizm, genellikle küçük gruplar halinde, ailelerin işlettiği küçük tesislerde, geleneksel mimarinin ve yerel kaynakların kullanımını hedef almaktadır. Amaca uygun olarak, hassas ekosistemlerin korunması ve bu bölgelerin içersinde ve çevresinde yaşayan nüfusun sosyo-ekonomik gelişmesi için kaynak yaratabilen bu aracı kullanarak, dağlık ve ormanlık bölgelerdeki köylerde yaşayan halkın yoksulluğunu, başka deyişle, sosyal sınıflar arasındaki dengesizliği azaltabilecek bir etkeni hayata geçirmek ve örnek teşkil etmek.
GABAN, Mart başında resmi olarak kurulmakla beraber, geçen Cumartesi (23.mayıs.2015), Egin’de yaşayan insanların yoğunlukla katıldığı bir açılış töreni ile hayata atıldı. Davetimi kırmayıp gelen Kaymakamımız Alper ÇİFCİ ve Belediye Başkanımız Mustafa HAZNEDAR’a, akraba – eş – dost ve tüm Eğin sakinlerine incelikleri ve katılımları için müteşekkirim. Zaman zaman –affınıza sığınarak- buradaki enstantaneleri, “Selamsız Bandosu”ndan birer sahne olarak algılasam da hayatımda aldığım en isabetli kararlardan birinin Eğin’de yaşamak olduğuna inanıyorum. GABAN’ın açılış sürecindeki dayanışma, şehirde beklenmeyen ve hayal edilmeyen heyecan ve duygusallığı barındırıyordu, mümkün olsa, babamın dükkanı olarak yıllarca hizmet veren EFE TİCARET’in, Gaban’a dönüşme sürecinde emeği olan, samimiyetle destek olan ve hatta gülümsemesini esirgemeyen herkesin ismini yazmak ve teşekkür etmek istiyorum, sanırım hükümet binasındaki nüfus idaresine gidip Egin’de yaşayan popülasyonu çıkarmam gerekecektir.
Saygılarımla,
Ferah Özen Efeoğlu
[email protected]