27/08/2025
“Kayaların, ovaların ve ufuk çizgisinin sonsuzluğuyla karşılaşırız ilk, dirençlidir bunlar, değişmezdir. Her yana sirayet etmiş bu bütünlükle yüzleşmek, ıvırzıvır gerçekleri, kısır haberleri, rüzgârın süpürdüğü toz zerreleri kadar önemsiz kılar. Olduğu yerde titreşen hareketsiz bir sonsuzluktur bu. Yürümek, gürültü patırtı yapmadan, sürüp giden bu gerçeklikleri, kayaların ortasında büyüyen ağacı, nöbetteki kuşu, yolunu bulan dereyi hiçbir karşılık beklemeden tecrübe etmektir.
Yürümek, söylenti ve yakınmaları aniden susturur, içimizde durmadan başkalarını eleştiren, kendini değerlendiren yorumlayan, izaha yeltenen sonu gelmez gevezeliği keser. Yürümek kuyruk acılarını, ahmakça tatminleri, kolayca alınmış hayali intikamları açığa çıkaran kendi kendine konuşmaları bitirir.
Bir dağa bakarken, büyük ağaçların arasında yürürken şöyle düşünürsünüz; Buradalar işte!
Buradalar hem de benim için değil, zaten buradaydılar. Benden önce varlardı benden sonra da var olacaklar.”
📌 18 - 21 Eylül