İnebolu Tersanesi - Karavelioğlu Şirketler Grubu

İnebolu Tersanesi - Karavelioğlu Şirketler Grubu Kuruluş 1916 HISTORY
Karavelioğlu Group was established by Osman Azmi Karavelioğlu and Cemal Azmi Karavelioğlu brothers at 1916.

Karavelioğlu Group started professıonal life as Shell and Mobil dealer. By 1980 the group was the oldest dealer in Turkey and became also the biggest bunker dealer at Marmara region. The Group has been led by Mr. İlhan Karavelioğlu, who was also president also President of Turkish Ship Owners Confederation since 1992 and other social organizations, and Mr. İhsan Karavelioğlu as vice president. Th

e Group expanded it’s activities by establishing tanker ownership and ship management from 1960s to 2008 and worked with Shell, Mobil, Ditaş (main government tanker Co.), BP, Perenco and other first class operators and worldwide traders. Group also has some activities in tourism and construction.

13/02/2026

(… ) İçimde bunu böyle hissediyorum; kitap yazıyorum, ismim var ama içten içe, bir dağ başında, okuma yazma bilmeyen bir köylüden daha önemli olmadığımı biliyorum. Bütünü ele aldığın zaman ve milyonlarca yılla birlikte baktığında bilemezsin neyin neyi nasıl etkileyeceğini ve sonucun göstereceğini. Köylünün de başka bir insandan ya da hayvandan daha önemli olduğunu nasıl söyleyebiliriz? Her yaratığa gerçek bir saygı geliştiriyorum. Kolay kolay can alamam, onu görüyorum.

(…) ben çocukluğumun eseri değilim. Şu andaki Doğan olarak çok daha karmaşık bir sürecin eseriyim. Hâlâ devam eden bir süreç… Olmuş bitmiş değilim. Irmak akmaya devam ediyor.

Doğan Cüceloğlu/ Damdan Düşen Psikolog (Söyleşi: Canan Dila)

13/02/2026

''Sevgi deyince sizin aklınıza geliveren
hep kadın erkek ilişkisidir.
İnsanlık bilincine varmış, varma hakkını elde
etmiş, emeği ile dünyayı her gün kuran bütün
insanları kapsayan bir sevgi anlattığımız..''


İlk kitabı Parasız Yatılı'yla Sait Faik Hikâye Armağanı'nı, 1975'te Türk Dil Kurumu Roman Ödülü'nü kazanmış, çağdaş Türk edebiyatının önemli yazarlarından Füruzan'ı aramızdan ayrılışının 2. yılında saygıyla anıyoruz.

22/01/2026
24/12/2025
08/11/2025

315 Followers, 2,390 Following, 2,843 Posts - See Instagram photos and videos from meral ()

14/08/2025
14/08/2025
Gümüşlük bodrum
14/08/2025

Gümüşlük bodrum

07/08/2025
07/08/2025

Işıl ışıl bakan masmavi gözleriyle, gazeteci Ayşe Önal’ın dünyalar güzeli kızıydı Şafak. TRT’de Ateş Hattı programında Reha Muhtar’la birlikte çalışıyor ve iyi bir televizyoncu olma yolunda hızla ilerliyordu.
Hayat tüm hızıyla akıp giderken Zürih’te yaşayan müzisyen Paul Pavey’e aşık oldu. Çok genç yaşta sevdiği adamla evlendi. Her şeyden vazgeçip eşinin peşine düşerek İsviçre’de yaşamaya ve Cenevre Üniversitesi’nde sanat eğitimi almaya başladı. Aşk ve sanatla dopdolu, belki de hayatının en toz pembe günlerini yaşıyordu. O sıralarda eşinin hem meslektaşı ve hem de arkadaşı olan Çek vatandaşı Miroslav Hess, beyin tümörü teşhisi ile tedavi görmeye başlamış ve kendisine Cenevre’deki bir onkoloğa görünmesi tavsiye edilmişti. Zürih’e gelen ve Pavey’lerin evinde bir gece misafir olan Hess, Ertesi günü saat 09.03 treni ile Zürich ana istasyonundan Cenevre’ye gitmeye karar verdi. Sağlık durumunun ağır olması nedeniyle Şafak kendisine refakat etmeyi teklif etti. Ertesi günü beraberce Zürih istasyonuna gittiler. Hess yavaş yürüdüğü için Şafak perona gidip trene binmesini, kendisinin de biletleri alıp yanına geleceğini söyledi. Gişe kalabalıktı, genç kadın gecikmişti. Tren hareket etmeye başladı, Hess son vagonun kapısını açık tutarak Şafak’ı bekledi. Kendisi binemese bile, hiç olmazsa Hess’in biletini veririm düşüncesiyle, bir olimpiyat koşucusu gibi koşturan Şafak, tam Hess’in seviyesine geldiğinde ayağının kaymasıyla peronla tren arasına düştü. O anları sonradan şu sözlerle anlatacaktır: “Kaza anında tamamen kendimdeydim. Tren üstümden geçmişti, ben kendimi kenara doğru çekmeye çalışıyordum. Demek ki anlık şeylerde insanlar bir şey hissedemiyorlar. Bir şey olmadı zannediyordum ama çok da korkmuştum. Birden kopmuş bacağımı gördüm, bilincim yerindeydi, bacağımı kaybettiğimin farkındaydım. Kolum tamamen vardı, ama damarlar ve sinirler çok ezilmişti. Hastaneye kadar konuşa konuşa gitmişim. Polisler bile şaşırmışlar..”
Tarihler 1996 yılının 24 Mayıs’ını, saatler 09:03’ü gösterirken, pırıl pırıl düşleri olan henüz 19 yaşındaki genç kadın vücudunun neredeyse yarısını bir tren istasyonunda bıraktı.. Hayati tehlikeyi atlatmıştı. Ama eşi, aşık olduğu ve uğruna işini, yaşadığı ülkeyi değiştirdiği o adam, hastaneye bile gelmedi. Kısa bir süre sonra da boşandılar.
Bir insan bunca acıya nasıl dayanır? Sıradan bir insan için bu denli büyük darbeler ciddi depresyon sebebiyken Şafak Pavey için tam tersi olur. Yaşama azmini asla kaybetmez, aksine daha sıkı, sımsıkı sarılır hayata. Ruhu o kadar barışıktır ki yaşam mozaiğini oluşturan her bir zerreyle, ne sevdası ne de vefasıyla yanında durmayı başaramayan o adamın soyadını taşımayı bile sürdürür ve öylesine sıra dışıdır ki Şafak; tek kolu ve bacağıyla milyonlarca insana hayatın acılarının üstesinden gelmeyi ve yaşama sevincinin ne olduğunu öğretir. İsviçre’deki Universgspital Hastanesi’nde azmi ve metanetiyle herkesi kendine hayran bırakır. Onun bu yaşama gücü ve inanılmaz azmi, akademik düzeydeki bir araştırmaya konu olur. Tüm davranışları izlenir. Hastanede tuttuğu günlüğüne de yer verilerek, hayata tutunma azminin anlatıldığı 500 sayfalık bir tez hazırlanır ve bu tez, benzer durumdaki hastalara tedavinin bir parçası olarak okutulur.
Anne Ayşe Önal, bu feci olayın şokunu ancak kızından aldığı güçle atlatabilir. Şafak’ın, doktoruna, üst yanına savrulmuş kolunu ve parçalanmış bacağını göstererek “Kurtarabilir misin?”diye sorduğunu, doktorun “Üzgünüm ama hayır” diye karşılık verdiğini ve Şafak’ın “Öyleyse kalanları kurtarmalısın, çünkü annem çok üzülür” dediğini sonradan öğrenecektir. Anne-kız bu trajik öyküyü o yıl birlikte kaleme alıp ”13 Numaralı Peron” adlı kitaba dönüştürür ve ”acılara direnilen bir serüven” olarak ölümsüzleştirir.
Şafak Pavey, kazanın üzerinden bir yıl geçmeden Londra’ya gitti. Westminster Üniversitesi’nin ”Uluslararası İlişkiler” ve ”AB Politikaları” olmak üzere iki bölümünden mezun oldu ve üst lisans yaptı. Agos Gazetesi’nde yazdı. Sayısız projede aktif görev aldı. Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Dünya Sekreteryası’na atanmış ilk özel kalem olarak yıllarını mülteci kamplarında zor koşullarda yaşayanların yanında geçirdi. 2011 yılında Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili seçildi. Çok iyi konuştuğu İngilizce, Almanca, Fransızca ve İtalyancanın yanı sıra, uluslararası işaret dilini de akıcı şekilde konuşabilmeyi öğrendi.
Gökyüzünü sahiplenmekten başka çaresi kalmamış kederli sürgünleri anlattığı Nereye Gitsem Gökyüzü Benimdir adlı son kitabıyla, yaşam karşısında, “bana verdiğine de benden aldığına da razıyım” şeklindeki cesur duruşuyla, şafaksızlara ışık, korkaklara güç, yalnızlara ayna olmaya devam ediyor…"


Erguvan Ağacı
hayranlar

Address

Inebolu

Opening Hours

Monday 09:00 - 17:00
Tuesday 09:00 - 17:00
Wednesday 09:00 - 17:00
Thursday 09:00 - 17:00
Friday 09:00 - 17:00

Telephone

02163375501

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when İnebolu Tersanesi - Karavelioğlu Şirketler Grubu posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to İnebolu Tersanesi - Karavelioğlu Şirketler Grubu:

Share