Tekşen Turizm Hac ve Umre

Tekşen Turizm Hac ve Umre Şirketimiz A grubu seyahat acentesidir Hac Umre Kudüs yurt içi ve yurt dışı turlar yapmaktadır.

08/04/2026
Kabede Tavaf
06/04/2026

Kabede Tavaf

05/04/2026

Zulhuleyfeden ihram Bedr üzerinden mekkeye inş.

04/04/2026

3 nisan Şevval Umre grubumuz Medine ziyaretleri Uhud Şehitliğindeler

Mescid-i Nebevî’den sonra beni en çok etkileyen ve bizzat Peygamber Efendimizi hissettiğim yerlerden biri Mihrâs Oyuğudu...
12/03/2026

Mescid-i Nebevî’den sonra beni en çok etkileyen ve bizzat Peygamber Efendimizi hissettiğim yerlerden biri Mihrâs Oyuğudur. Önce bu yerin hikâyesini anlatalım.

Uhud Savaşı’nın en zorlu anlarında, okçuların yerlerini terk etmesi üzerine müşrik süvarileri —başlarında Halid bin Velid bulunan birlik— arkadan saldırarak Müslümanları kuşatmıştır. Bunun üzerine Müslümanlar, Uhud Dağı’nın bu sarp kayalıklarına doğru çekilmek zorunda kalmıştır.

Bu esnada Peygamber Efendimiz ağır şekilde yaralanmıştır. Mübarek yüzü yaralanmış, miğferinin halkaları yanağına batmış ve alt dişlerinden biri kırılmıştır.

Ashâb-ı kirâm, Efendimizi korumak için onu fotoğrafta gördüğünüz bu dik yamaçlara doğru çıkarmıştır. Burası, aşağıdan gelen müşrik saldırılarına karşı doğal bir siper ve adeta bir kale vazifesi görmüştür.

İlk olarak Uhud’un alt eteklerinde bulunan Kehfü’l-Hûze’ye (yaygın adıyla Miğfer Mağarası) sığınılmıştır. Efendimizin ilk müdahalesi burada yapılmıştır. Savaş sırasında Peygamber Efendimizin yüzüne batan miğfer halkalarını sahabeden Ebu Ubeyde bin Cerrah, dişleriyle çıkararak büyük bir fedakârlık göstermiştir. Bu sırada kendi ön iki dişi de kırılmıştır. Ümmetin Emini lakabıyla anılan Ebu Ubeyde’nin bu fedakârlığı siyer kaynaklarında özellikle zikredilir.

Savaşın en kritik anlarından biri de burada yaşanmıştır. O sırada Peygamber Efendimizin vefat ettiği yönünde bir söylenti yayılmış, bu haber Müslümanlar arasında büyük bir sarsıntıya sebep olmuştur. Ancak burada Efendimizin hayatta olduğu anlaşılmış ve sahabenin morali yeniden toparlanmıştır.

Daha sonra Efendimiz daha güvenli olan yukarıdaki Mihrâs Oyuğuna çıkarılmıştır. Rivayete göre Hz. Talha bin Ubeydullah, Peygamber Efendimizi sırtına alarak bu kayalıklardaki düzlüğe çıkarmıştır. Efendimiz de onun bu büyük fedakârlığı üzerine Talha’ya cennet vacip oldu buyurmuştur.

Burada gerçekleşen önemli hadiselerden biri de Hz. Ali’nin su getirmesidir. Hadis kaynaklarında, özellikle Buhari’nin Mağazi bölümünde anlatıldığına göre, Hz. Ali Efendimizin yüzünü yıkamak için yukarıdaki kayalıklarda biriken su çukurlarından kalkanıyla su getirmiştir. Bu su çukurlarına Arapçada mihrâs denildiği için burası da bu isimle anılmıştır.

Efendimizin yaralarını ise kızı Hz. Fâtıma temizlemiş, kanı durdurmak için bir parça hasırı yakıp külünü yaranın üzerine basmıştır.

Rivayetlere göre Peygamber Efendimiz, gördüğü bütün eziyetlere rağmen burada ümmeti için ibret olacak şu merhamet duasını yapmıştır:

Ya Rabbi, kavmimi affet; çünkü onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar.

Gelelim benim için önemine…

Bu mağaranın içinde öyle bir koku vardı ki, buraya gidenlerin hemen hemen hepsi Peygamber Efendimizin kokusunu en net hâliyle alıyor.

Bu koku sebebiyle zamanla buraya olan yoğun ilgi ve kalabalık sebebiyle Suudi Arabistan yönetimi bölgeyi kapatmaya başladı. Önce mağaranın içine zift gibi kötü kokan maddeler dökülerek kokunun bastırılmaya çalıştı. Ancak buna rağmen insanların ilgisi azalmadı. Afedersiniz keçi pisliği atmışlar. (gözlerimle gördüm) ama olmadı bastıramadılar.
Daha sonra mağaranın içine duvar örüldü. Benim gibi insanlar duvarın üstünden geçti. Buna rağmen ziyaret etmeye çalışanlar olduğu için en sonunda dikenli tellerle çevirip mağaranın girişine duvar ördüler.

Ne diyeyim Peygamber Efendimiz'in kokusu ile aramıza girenleri Peygamber Efendimiz'in duasıyla Kavmi ne yaptığını biliyor...

25/02/2026

Sa’y ibadeti sırasında Safa ile Merve tepeleri arasında bulunan yeşil ışıklı sütunlar (Hervele alanı), denir.

Hz. Hacer annemiz Hz. İsmail için bir hayat belirtisi ya da su bulabilmek için Safa ile Merve tepeleri arasında gidip gelmeye başlamıştı.

​Neden O Bölgede Koştu?
​Hz. Hacer, Safa ile Merve arasındaki vadinin çukur olan kısmına geldiğinde (bugünkü yeşil ışıkların olduğu yer), bulunduğu konum itibarıyla Hz. İsmail'i bıraktığı yeri göremez oluyordu.
​Evlat Şefkati: Bebeğini gözden kaybetmenin verdiği derin korku ve "Acaba başına bir şey mi geldi?" endişesiyle, vadi tabanındaki o çukur alanı hızla koşarak geçiyor, düzlüğe çıkıp bebeğini tekrar görebildiği noktada normal yürüyüşüne dönüyordu.

Bu bölgede erkeklerin süratli ve canlı adımlarla yürümesine "hervele" denir.
​Bu yeşil ışıkların altında okunması sünnet olan ve büyük zatların dilinden düşürmediği en faziletli dua şudur:

​1. Meşhur Hervele Duası
​Peygamber Efendimiz ve sahabe efendilerimizin bu noktada şu duayı okudukları rivayet edilmiştir:

​رَبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ، وَاعْفُ عَمَّا تَعْلَمْ، إِنَّكَ أَنْتَ الْأَعَزُّ الْأَكْرَمُ

​Okunuşu: "Rabbiğfir verham, ve’fü amma ta’lem, inneke ente’l-eazzü’l-ekrem."

​Anlamı: "Rabbim! Beni bağışla, bana merhamet et, bildiğin günahlarımı affet. Şüphesiz ki Sen en izzetli ve en kerem sahibi olansın."
( Endonezyalı Malezyalı grupların burada bu duayı okurken bir askeri disiplinde okuyorlar. Başta imamları söylüyor onlar arkadan tekrarlıyorlar. Çok keyifli olur onlar izlemek. )

​2. Bu Duanın Fazileti ve Hikmeti
​Hz. Abdullah bin Mes'ud ve Hz. Abdullah bin Ömer gibi büyük sahabi zatların, yeşil direkler arasından geçerken özellikle bu duayı okudukları nakledilir.
​İtiraf ve İltica: Duada geçen "Bildiğin günahlarımı affet" kısmı, kulun kendi bildiği ve bilmediği, ancak Allah'ın her an vakıf olduğu tüm hataları kapsadığı için çok kapsamlı bir istiğfardır.
​İzzet ve Kerem: Duanın sonundaki "el-Eazzü'l-Ekrem" (En İzzet sahibi ve En Cömert) ifadesi, kulun acziyetini ve Allah'ın yüceliğini en yüksek perdeden ikrar etmesidir.

​3. Sa’y Esnasında Okunabilecek Diğer Zikirler
​Yeşil ışıkların dışında, Safa ve Merve arasında yürürken genel olarak şu zikirlerin çekilmesi de büyük zatlarca tavsiye edilmiştir:
​Lâ ilâhe illallâhü vabdahû lâ şerîke leh... (Allah’tan başka ilah yoktur, O tektir, ortağı yoktur...)
​Sübhanallahi velhamdülillahi ve lâ ilâhe illallâhu vallâhu ekber. (Dört tesbih: Allah eksikliklerden uzaktır, hamd O'nadır, O'ndan başka ilah yoktur ve O en büyüktür.)
​Pratik Bir Bilgi:
​Eğer bu kısa Arapça duayı ezberlemekte zorlanırsanız, yeşil ışıklar altında kalben "Allah'ım, günahlarımı bağışla ve bana merhamet et" diyerek kendi dilinizde dua etmeniz de kafi ve faziletlidir. Çünkü Sa’y, tamamen bir yakarış ve arayış makamıdır.

22/02/2026

▪ RAMAZAN'I GAFLETLE GEÇİRME!
▪ UYANIK OL!
▪ AYAĞINA TAKILAN ŞEYLERİ TOPLA.
Kur’ân-ı Kerîm’de ismi zikredilen ve Allâh’ın sâlih kullarından olan Zülkarneyn -aleyhisselâm-, bir gece ordusuyla sefer hâlinde bulunuyordu. Bir ara askerlerine;
- Ayağınıza takılan şeyleri toplayın, diye emir verir.
▪ Ordu bu emri duyunca; içlerinden bir grup:
-Çok yürüdük, çok yorgunuz. Gece vakti bir de ayağımızı takılan şeyleri toplayarak boşuna ağırlık mı yapacağız. Hiçbir şey toplamayalım, diyerek hiçbir şey toplamıyorlar.
▪ İkinci grup ise;
- Madem Komutanımız emretti, birazcık toplayalım, emre muhalefet etmeyelim. Zira ordunun komutanına itaat etmek gerekir, diyerek az birşey topluyorlar.
▪ Üçüncü grup ise;
-Komutanımız bir şeyi boşuna emretmez. Muhakkak bildiği bir şey vardır. Bir hikmet vardır, diyerek bütün abalarını ağzına kadar doldururlar. Sabah olduğunda bir de bakıyorlar ki, meğer bir altın madeninden geçmişler de, ayaklarına değen şeylerin altın olduğunun farkına varamamışlar.
Bunu anlayınca:
Hiç almayan birinci grup;
▪ Ah niçin almadık! Nasıl dinlemedik komutanımızın sözünü. Keşke alsaydık! Bir tane bari alsaydık diyerek pişman oluyorlar.
▪ Az alan ikinci grup ise;
▪ Ah ne olaydı da biraz daha fazla alsaydık. Ceplerimizi, abalarımızı hınca hınç doldursaydık diye sitem ediyorlar kendilerine.
▪ Çok alan üçüncü grup ise:
- Keşke gereksiz, lüzumu olmayan eşyalarımı atsaydım, daha çok toplasaydım. Her şeyimizi doldursaydık, daha fazla alsaydık diyerek, fazla almalarına rağmen üzülüyorlar.
İşte bu misalde olduğu gibi, Ahirette bütün insanlarda bunun gibi pişmanlıklarda bulunacak.
▪ KÂFİR OLAN;
- Keşke iman etseydik, keşke inansaydık da hiç olmasa Cehenneme girdikten sonra iman etmemiz sonucunda Cennete girseydik, ebedi cehennemden kurtulsaydık,
▪ MÜ'MİN, FAKAT AZ SEVABI OLAN;
-Keşke biraz daha sevap işleseydim de, biraz daha ikrama mazhar olsaydım.
▪ MÜ'MİN, ÇOK SEVABI OLAN İSE;
-Ah ne olaydı da Makamımı biraz daha yükseltecek bir vakit daha namaz kılsaydım, biraz daha fazla sadaka verseydim, oruç tutsaydım, biraz daha sevap işleyecek ameller yapsaydım... diyeceklerdir. Rabbim bu misallerden ders almak nasip etsin... Amin!
Tarlada izi olanın harmanda yüzü olur:
Haşr Suresi 18. Ayet
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَلْتَنْظُرْ نَفْسٌ مَا قَدَّمَتْ لِغَدٍۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ
Ey iman edenler! Allah’a itaatsizlikten sakının. Herkes yarın için ne hazırladığına baksın. Allah’a itaatsizlikten sakının. Şüphesiz Allah yapıp ettiklerinizden tamamen haberdardır.
Haşr Suresi 19. Ayet
وَلَا تَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ نَسُوا اللّٰهَ فَاَنْسٰيهُمْ اَنْفُسَهُمْۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ
Allah’ı unutan, bu yüzden Allah’ın da kendilerine kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte onlar gerçekten yoldan çıkmışlardır.

21/02/2026

Bir gün Hızır aleyhisselam hamamda yıkanan bir ihtiyara yaklaşmış. İhtiyar kendi kendine yıkanmaktaymış.
Hızır aleyhisselam demiş ki: – Ey ihtiyar! Gençliğinde yaşlılara yardım etseydin şimdi şu gençler de sana yardım ederlerdi. İhtiyar cevap vermiş. Ben gençliğimde yaşlılara yardım ederdim ama zamane gençliği şimdilerde yardım etmez olmuş.
Hızır aleyhisselam bir taraftan ihtiyar adamın sırtını keselerken bir taraftan da konuşmaya devam etmiş:
Demek ki yaptığın yardımları içinden gelerek yapmamışsın, Allah’ın sevgisini kazanamamışsın, yoksa ettiğin o hayrı neden görmeyeceksin ki? İhtiyar adam şöyle demiş: Eğer yaptığımı Allah için yapmasaydım, O’nun sevgisini kazanmasaydım, Allah ü Teala bugün benim sırtımı Hızır aleyhisselama keseletir miydi?
Hızır aleyhisselam duydukları karşısında çok şaşırmış. Allah’ım demiş, bana verdiğin Seni sevenlerin listesinde bu ihtiyarın adı yok, bu nasıl olur? Yüce Allah şöyle demiş: “Ey Hızır! Biz, bizi sevenlerin listesini sana verdik ancak bizim sevdiklerimizin listesi bizim yanımızdadır…
Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî hazretleri der ki; İnsanın kalbinde saklı öyle şeyler vardır ki verdikçe çoğalır,
Bunların başında SEVGİ gelir. İşte bir dostun bir dosta verebileceği hediyelerden bazıları şunlardır ki; Gönlü rahatlatacak bir TEBESSÜM
Kalbe kuvvet verebilecek bir TATLI SÖZ
Morali düzeltecek bir TAKDİR
Neşesini yerine getirecek bir LATİFE
Kızgınlığını söndürecek bir HOŞGÖRÜ
Hoşa gidecek bir güzel DAVRANIŞ! …
ALLÂH’ın Râhmetini çekecek bir HAYIR DUA....
Sevgi, hosgorü dileklerimizle...Ramazan ayımız Mübarek olsun.

Şubat Grubumuzun görselleri
11/02/2026

Şubat Grubumuzun görselleri

18/01/2026

Sömestr grubumuzun gezileri
Engin Balci Hocamızın anlatımlarıyla
Rabbim kabul buyursun.

mekkw ziyaretlerimiz
17/01/2026

mekkw ziyaretlerimiz

Gruplarımızdan kareler… 🤍Aynı niyetle yola çıkan gönüller, bu güzel yolculukta bir araya geldi. 🌿Her adımda sabır, her d...
07/01/2026

Gruplarımızdan kareler… 🤍
Aynı niyetle yola çıkan gönüller, bu güzel yolculukta bir araya geldi. 🌿
Her adımda sabır, her durakta şükür vardı.
Tekşen Turizm ailesi olarak her yolculuğunuzda sizlerleyiz. 🤍
Bizlere güvenen tüm misafirlerimize gönülden teşekkür ederiz. 🌙
Rabbim niyetleri kabul, yolları kolay eylesin 🤲
📞 İletişim: +90 547 357 57 57
🌐 Web: www.teksenturizm.com.tr

Address

Istanbul
34953

Opening Hours

Monday 09:00 - 17:00

Telephone

+905052493564

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Tekşen Turizm Hac ve Umre posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Tekşen Turizm Hac ve Umre:

Featured

Share

Category