Paris Gezgini

Paris Gezgini Fransa ve Avrupa’da;
• Kültür Turları
• Profesyonel Rehberlik
• Otel Rezervasyonu
• Fu Paris hakkinda merak ettiğiniz her şey !

30/08/2026

30 Ağustos 1922…
Bir milletin kaderinin değiştiği, bağımsızlık yolunun zaferle taçlandığı gün. 🇹🇷

26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarruz, Mustafa Kemal Paşa’nın başkomutanlığında 30 Ağustos’ta Dumlupınar’da yapılan Başkomutan Meydan Muharebesi ile kesin sonuca ulaştı.

Mustafa Kemal Paşa, Fevzi Paşa ve İsmet Paşa’nın sevk ve idaresindeki Türk ordusu, işgal kuvvetlerinin ana unsurlarını Dumlupınar’da ağır bir yenilgiye uğrattı. Bu zafer, yalnızca bir meydan muharebesinin kazanılması değildi; yıllardır süren işgale karşı verilen Millî Mücadele’nin dönüm noktalarından biriydi.

Ardından Mustafa Kemal Paşa, tarihe geçen emrini verdi:

“Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!”

Türk ordusu bu emirle hızla batıya ilerledi. 9 Eylül’de İzmir’in kurtuluşuyla Anadolu’daki Yunan işgali büyük ölçüde sona erdi.

30 Ağustos; yokluklar içinde mücadele eden bir milletin bağımsızlığından vazgeçmediğinin, kendi geleceğini kendi iradesiyle belirleme kararlılığının simgesi oldu.

Mustafa Kemal Atatürk, yıllar sonra Dumlupınar’daki zaferin anlamını şu sözlerle ifade edecekti:

“Hiç şüphe yok ki yeni Türk devletinin, genç Türk Cumhuriyeti’nin temeli burada sağlamlaştırıldı; ölümsüz hayatı burada taçlandırıldı.”

Bir asrı aşan zamanın ardından aynı gurur ve minnetle…

Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bağımsızlık uğruna mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı ve minnetle anıyoruz.

🇹🇷 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun!

Dumlupınar MilliMücadele TürkTarihi Atatürk

29/08/2026

30 Ağustos 1922…

Bazı günler vardır, üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin yalnızca tarihte kalmaz. Bir milletin hafızasında, kalbinde ve geleceğinde yaşamaya devam eder.

30 Ağustos, işte o günlerden biri. 🇹🇷

O sabah Dumlupınar’da yalnızca ordular karşı karşıya değildi. Yıllardır savaşların, işgallerin, kayıpların ve yokluğun ağırlığını taşıyan bir millet, kendi kaderi için mücadele ediyordu.

Anadolu yorgundu. Evlatlarını cephelere uğurlayan anneler, dönmeyenlerin yolunu bekleyen aileler, işgal altındaki şehirler vardı. Fakat bütün bu acıların içinde hâlâ vazgeçmeyen bir irade vardı.

Mustafa Kemal Paşa’nın başkomutanlığındaki Büyük Taarruz, 30 Ağustos’ta Dumlupınar’da kesin bir zafere ulaştı.

Ve ardından o unutulmaz emir geldi:

“Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!”

Bu birkaç kelime, yalnızca ordunun ilerleyişini değil, bir milletin esaretten özgürlüğe yürüyüşünü anlatıyordu.

Türk ordusu batıya ilerlerken geride yalnızca kazanılmış bir meydan muharebesi bırakmıyordu. Cumhuriyet’e uzanacak yol da adım adım açılıyordu.

Bugün özgürce baktığımız bu gökyüzünün altında, dalgalanan her bayrakta o günün fedakârlığından bir iz var.

Çünkü 30 Ağustos bize yalnızca bir zafer bırakmadı.

Bir vatan bıraktı.
Bir gelecek bıraktı.
Ve hiçbir zaman vazgeçmememiz gereken bir bağımsızlık mirası bıraktı.

Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu toprakları vatan yapan tüm kahramanlarımızı saygı, minnet ve özlemle anıyoruz. 🇹🇷

30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.

Dumlupınar MilliMücadele Atatürk Türkiye

Paris Apartmanları Serisi 1️⃣7️⃣: Paris’te Art Déco’nun renkli yüzü: Dorel Binası 🇫🇷✨Jean-Jacques Henner Müzesi ve Parc ...
29/08/2026

Paris Apartmanları Serisi 1️⃣7️⃣: Paris’te Art Déco’nun renkli yüzü: Dorel Binası 🇫🇷✨

Jean-Jacques Henner Müzesi ve Parc Monceau’ya kısa bir yürüyüş mesafesinde bulunan Dorel Binası, Paris’in 17. arrondissement’ında gözden kaçırılması neredeyse imkânsız yapılardan biri.

45 rue de Tocqueville adresindeki bina; seramiklerle kaplı cephesi, canlı renkleri ve Art Déco’ya özgü geometrik biçimleriyle bulunduğu sokağın diğer yapılarından hemen ayrılıyor. Ancak bu büyüleyici cephenin ardında yalnızca mimari değil, Paris’in sanayi ve teknoloji tarihine uzanan yenilikçi bir hikâye de bulunuyor.

Cephenin en üstünde yer alan “Maison fondée en 1900” yazısı, sanılanın aksine binanın yapım tarihini göstermiyor. Bu tarih, Dorel aile şirketinin 1900 yılında kurulduğunu ifade ediyor. Yapı ise mimar Frédéric Bertrand tarafından şirketin merkezi ve atölyeleri olarak 1921–1923 yılları arasında inşa edildi.

Binanın renkli mozaik süslemeleri Philippe ve Georges Mazzioli tarafından hazırlandı. Altın, mavi, yeşil ve turuncuya çalan kırmızı tonları; küçük seramik parçaları, simetrik düzen ve geometrik desenlerle bir araya getirildi. Yakından bakıldığında her katın farklı bir süsleme anlayışına sahip olduğu görülüyor. Böylece cephe, tekdüze bir yüzey olmaktan çıkarak devasa bir duvar mozaiğine dönüşüyor.

👇🏽👇🏽👇🏽Devamı Yorumlarda 👇🏽👇🏽👇🏽

29/08/2026

6 Haziran 1944 gecesi, Normandiya semalarında binlerce paraşütçü bilinmezliğe doğru atladı. Onlardan biri de ABD 82. Hava İndirme Tümeni’nde görev yapan John Steele’di.

Sainte-Mère-Église üzerine yapılan hava indirme sırasında Steele’in paraşütü, kasaba kilisesinin çan kulesine takıldı. Çatışmalar aşağıda devam ederken o, yerden metrelerce yüksekte asılı kaldı. Çanların şiddetli sesi nedeniyle işitme duyusu geçici olarak zarar gördü. Hayatta kalabilmek için hareketsiz durarak ölü taklidi yaptı.

Yaklaşık iki saat boyunca kilisenin kulesinde asılı kalan Steele, daha sonra Alman askerleri tarafından aşağı indirilerek esir alındı. Ancak kısa süre içinde kaçmayı başardı ve birliğine yeniden katıldı.

O gece Sainte-Mère-Église, Normandiya Çıkarması’nın en önemli noktalarından biri hâline geldi. Kasaba, Müttefikler tarafından kurtarılan ilk Fransız yerleşimlerinden biri olarak tarihe geçti. John Steele’in yaşadıkları ise savaşın tehlikesini, belirsizliğini ve insanın hayatta kalma mücadelesini simgeleyen unutulmaz bir hikâyeye dönüştü.

Bugün kilisenin çan kulesinde, paraşütüyle asılı duran bir asker maketi bulunuyor. Yukarı baktığınızda yalnızca John Steele’i değil, 6 Haziran 1944 gecesi Normandiya semalarında yaşamlarını ortaya koyan bütün paraşütçüleri hatırlıyorsunuz.

Bazı anılar kitaplarda değil, bir kilisenin kulesinde yaşamaya devam eder.

6Haziran1944 İkinciDünyaSavaşı Tarih Unutma

29/08/2026

Norveç, bir kraldan çok daha fazlasına veda ediyor… 🇳🇴🕊️

Norveç Kralı V. Harald, 28 Ağustos 2026 sabahı Oslo Üniversitesi Hastanesi’nde 89 yaşında hayatını kaybetti. 1991’den bu yana tahtta bulunan Harald, 35 yıl boyunca ülkesinin en tanınan ve sevilen simalarından biri oldu.

Ölüm haberinin ardından Oslo’da bambaşka bir sessizlik hâkim. Binlerce insan Kraliyet Sarayı’nın önüne gelerek çiçekler bıraktı. Kırmızı, beyaz ve pembe çiçeklerin arasına küçük Norveç bayrakları, mumlar ve kişisel notlar bırakıldı. Bugün sarayın önünde oluşan çiçek denizi, bir ülkenin kralına duyduğu sevginin sessiz bir ifadesine dönüştü.

Harald, Norveçliler için yalnızca tahtta oturan bir hükümdar değildi. Sıcaklığı, sakin tavrı ve özellikle zor zamanlarda toplumu bir arada tutmaya çalışan sözleriyle hatırlanıyordu. 2011’deki saldırıların ardından ülkesinin yasını paylaşmış, sonraki yıllarda ise farklı kimlikleri ve yaşam biçimlerini kucaklayan mesajlarıyla modern Norveç monarşisinin yüzlerinden biri olmuştu.

Şimdi Oslo’da insanlar onun ardından aynı yerde buluşuyor.

Kimi elinde tek bir gülle geliyor, kimi çocuklarıyla… Kimi sessizce bekliyor, kimi çiçeklerin arasına küçük bir veda notu bırakıyor.

Bir hükümdarın ardından geriye saraylar ve unvanlardan önce insanların hafızasında bıraktığı yer kalıyor.

Norveç bugün Kral V. Harald’a veda ediyor.
1937–2026. 🇳🇴🕊️

RoyalFamily

Address

Esentepe, İrfan Baştuğ Paşa Caddesi No:5/A, 3439
Istanbul
34394

Opening Hours

Monday 09:00 - 20:00
Tuesday 09:00 - 20:00
Wednesday 09:00 - 20:00
Thursday 09:00 - 20:00
Friday 09:00 - 20:00
Saturday 10:00 - 17:00
Sunday 10:00 - 15:00

Telephone

+33662896516

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Paris Gezgini posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Paris Gezgini:

Shortcuts

Featured

Share