18/10/2016
SİHİR TURİZM - 0232 381 09 01 - 0543 574 4298
Yaklaşık bir buçuk saatlik, İzmirimizin güzel köylerinin bize sunduğu sonbahar manzaralarını izleyeceğimiz keyifli yolculuğumuza, köylü kadınların elleriyle hazırladığı kahvaltılarımızı alıyoruz. Böylece gün için güç toplayarak, ilk durağımız olan, ilçenin geçmişine dair sergilenen eserlerle nostalji yaşamamızı sağlayacak Yıldız Kent Arşivi Müzesi’ni geziyoruz. Ardından hesaplı ve yöresel ürünleri bulacağımız Peynir (Kadınlar) Pazarı’na uğruyoruz. Çevre köylerin yüzyıllardır ürünlerini satıp ihtiyaçlarını giderdikleri, ülkemizin en büyük açık alışveriş merkezinde, adeta bir ritüele dahil oluyoruz. Ardından, zirvesiyle Ege’nin en yüksek 2. noktası olduğu ve bir kayak merkezi de bulunduğu için bölgenin Uludağ’ı denen, bölge halkının yazın yayla olarak kullandığı Bozdağ’daki Gölcük yaylasının eşsiz güzelliğine tanık oluyoruz. Gezimize katılmayanları kıskandıracak göl manzarasını fotoğraflayıp, öğle yemeğimizi alıyoruz. Hayvancılıkla ünlenmiş Ödemiş’in, önerdiğimiz meşhur kebabı ya da göl kenarında sucuk ekmeğin keyfini çıkarıyoruz. Tadı damağımızda, manzarası makinelerimizde kalacak keyifli gezintinin ardından, Birgi’ye varıyoruz. 14. yüzyılın başkenti, günümüzün ise bu şirin beldesinde; huzurlu ve tarihi hissedeceğimiz sokakları, özgün Türk mimarisi, bir Selçuklu yapısı olan Ulu Camii ve tamamen ahşaptan yapılmış Çakırağa Konağı’nı geziyoruz. Konağın sahibinin iki eşi için yaptırdığı odalardaki resimlerden hangisinin daha güzel olduğuna ve kimi daha çok sevdiğine beraberce karar veriyoruz. Şehrin koşturmacası ve günlük rutinden kaçacağımız bir başka gezide buluşmak üzere evlerimize doğru yola çıkıyoruz. Ücret: 55 TL