01/04/2026
Hz. İbrahim'in eşi Hz. Hacer'in, oğlu Hz. İsmail için Safa ve Merve tepeleri arasında su arayışı sırasında, Cebrail'in (a.s) müdahalesiyle İsmail'in ayaklarının dibinden veya topuğuyla yeri eşelemesi sonucu fışkıran kutsal sudur. Hz. Hacer, suyun yayılmaması için etrafını çevirerek "dur, dur" (zem zem) demiştir.
İlahi Emir: Hz. İbrahim, Allah'ın emriyle eşi Hacer ve bebeği İsmail'i Mekke'nin ıssız, susuz vadisine bırakmıştır.Arayış: Suları bittiğinde Hz. Hacer, su bulmak amacıyla Safa ve Merve tepeleri arasında yedi kez gidip gelmiştir.Mucize: Hz. Hacer'in bu büyük sabrı ve arayışı üzerine, Allah İsmail'in bulunduğu yerden su ihsan etmiştir.Kelime Anlamı: İbn Abbas, zemzem için "su sesi" manasını verirken, Hacer validemizin suyun etrafını çevirirken söylediği "dur" sözünden türediği de rivayet edilir.İsmail'in Ayakları: Rivayetlere göre Cebrail'in kanadıyla veya Hz. İsmail'in topuğunu yere vurmasıyla yerden su fışkırmaya başlamıştır.Zemzem, o günden beri Mekke'deki Kâbe'nin yanında, 4000 yıldan uzun süredir akan şifalı bir yeraltı su kaynağıdır.zemzem suyu çıkış hikayesi
Zemzem suyunun çıkış hikayesi, yaklaşık 4000 yıl önce Mekke’nin ıssız bir vadi olduğu döneme dayanan bir teslimiyet ve mucize öyküsüdür:Vadiye Bırakılış: Hz. İbrahim, ilahi bir emirle eşi Hz. Hacer ve henüz bebek olan oğlu Hz. İsmail’i, o zamanlar hiç su ve yerleşim bulunmayan Mekke vadisine (Kabe’nin bugünkü yeri) bırakır. Yanlarına sadece bir miktar su ve hurma verir.Hz. Hacer’in Arayışı: Suları bitip bebek İsmail susuzluktan ağlamaya başlayınca, Hz. Hacer çaresizce su aramaya başlar. Safa ve Merve tepeleri arasında, bir karaltı veya bir ses duyma umuduyla tam 7 kez gidip gelir (Bu yürüyüş, bugün hac ve umrede yapılan sa'y ibadetinin kökenidir).Mucizenin Gerçekleşmesi: Hz. Hacer ümidini kesmek üzereyken, Hz. İsmail'in ağlayarak topuklarını yere vurduğu noktadan (veya Cebrail'in kanadıyla yere vurmasıyla) su fışkırmaya başlar."Zem Zem" Denilmesi: Suyun boşa akıp gitmesinden endişe eden Hz. Hacer, kumdan bir set yaparak suyu durdurmaya çalışır ve o sırada Arapça "dur, dur" veya "bol bol birik" anlamına gelen "Zem Zem" der.